text stringlengths 97 665k | id stringlengths 12 12 | source listlengths 2 5 |
|---|---|---|
Nurcan Hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1990 lardan beri TBD üyesiyim. TBD de çeşitli çalışma gruplarında, KAMU-BİB Yürütme Kurulunda çalıştım. 2015-2017 dönemi Ankara Şubesi 2. Başkanı olarak görev yapmaktayım.
ODTÜ Matematik bölümünden 1985 yılında mezun oldum, daha sonra Atılım Üniversitesi nde MBA yaptım. Üniversite eğitimim sonrasında o zamanki adıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığında programcı olarak görev başladım. 2012 yılına kadar 14 yıl Bilgi İşlem ve Haberleşme Dairesi Başkanlığı görevini yürttüm. Görev süremde Türkiye’nin ilk e-devlet projelerinden olan e-gümrük projesinin başlangıcından itibaren proje yöneticiliği yaptım. Ulusal ve Uluslararsı örgütlerde e-devlet çalışma gruplarına başkanlık yaptım. Halen Birleşmiş Milletlerde devam eden görevim bulunmakta.
Halen Gümrük ve Ticaret Bakanlığında Bakanlık Müşaviriyim , aynı zamanda Atılım Üniversitesi Uluslararsı Ticaret ve Lojistik bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak ders vermekteyim
TBD Ankara Şubesinin 5. Olağan Genel Kurulunda Başkanlığa adayım.
İki yıldır görev yaptığımız Ankara Şubesi Yönetim Kurulunu sektörün paydaşlarını her yönüyle temsil eden yeni adaylarla ve aynı anlayışla yeniden oluşturduk.
Bir önceki dönemde göreve gelen yönetimler çıtayı görev aldığı noktadan çok daha ileri taşımıştır. Bizler de mevcut yönetimin devamı olarak bu başarıyı sürdürme kararlılığındayız.
Birlik ve beraberliği bozmadan tüm sektörün ve sizlerin desteğiyle bayrağı devralmak istiyoruz.
Oluşturduğumuz yeni Yönetim Kurulumuz, bir önceki yönetimin desteği ile daha da güçlenmiştir.
Mutluluk ve refah için, evrensel etik ve ahlaki değerlere önem veren, güçlü ve gücünü kendi içsel yapısından elde eden bunun için de çok çalışan oluşumların gerekliliği ve önemine inanmaktayız.
Bu unsurların bireyler, organizasyonlar ve kurumlar için ve hatta ülkemiz için başarının ve refahın anahtarı olduğunu düşünmekteyiz.
Bu inanç ile teknoloji ve bilişimin, çevreye duyarlı, kadınlar, çocuklar ve toplumdaki dezavantajlı grupları da kapsayacak şekilde ele alınması temel hedeflerimizdendir.
Bilişimin daha iyi bir eğitim, daha yaşanılabilir ve korunan bir çevre ve daha yüksek refah seviyesinde bir yaşam sunabilmeye yönelik bir araç olarak kullanılabilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdürmeyi amaçlamaktayız.
Devlet kurumları, özel sektör, bilişim sektörü, eğitim kurumları ve her türlü organizasyon ile birlikte hareket edilebilecek grupların, projelerin ve sinerjinin oluşumu için gerekli adımları atacağız.
Yatayda tüm sektörlerin kesişimini sağlayan bilişimin bu önemli etkisini ve birleştirici özelliğini kullanarak toplumsal bir başarıyı yakalamayı, dolayısıyla toplumsal refah ve mutluluğa katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.
En önemli ilkelerimiz; “yapıcı ve birleştirici olarak saygı, sevgi ve hoşgörü ortamının bozulmaması ve gelişmesini sağlamak”
olmuştur ve olacaktır.
TBD Ankara Sube olarak hayata geçirdiğiniz projeler nelerdir?
TBD Ankara şubede göreve geldiğimizden beri sektörümüzü ilgilendiren birçok çalışmalar yaptık. Bu kapsamda 2 adet özel sektör tedarik sorunlarına ve kamu bilişim birimlerinin etkinliği konusunda çalıştaylar yapılmıştır. Kamu bilişim personelin sorunlarının çözümü konusunda çalışmalara her aşamada devam edilmiştir.
Ayrıca söktörümüzü ilgilendiren konularda paneller, eğitimler düzenlenmiştir. En önemli etkinliklerimizden biri de 1. Uluslararsı LOjistik ve Bilişim Konferansı olmuştur. Türkiye Bilişim Derneği Ankara Şubesi, Atılım Üniversitesi, Ankara Lojistik Üssü ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği tarafından “Bilişimle Güçlü Lojistik” temalı 1.Uluslararası Bilişim ve Lojistik Konferansı Ankara Swissotel’de 25-26 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıya akademisyenler, bilişim ve lojistik sektöründen temsilciler olmak üzere 300ü geçen kişi katılım sağladı. Bu konferansta Lojistik sektöründe Bilişim uygulamaları konusunda farkındalığın artırılması amaçlanmıştır.
Diğer taraftan, çalışmaları devam etmekte olan Bilişimle Girişimci Kadın Projemize başladık. Ankara Kalkınma Ajansının finansal desteği ile yürütülen projede Emeklilik, evlilik, çocuk sahibi olmak gibi çeşitli nedenlerle iş hayatından uzaklaşmış olan meslek sahibi kadınların, sahip oldukları mesleki bilgilerini ve deneyimlerini katma değere dönüştürmek amacıyla bilişim teknolojilerinden yararlanmalarını sağlamaktadır. Bu kapsamda, hedef kitledeki kadınlarımız için özel eğitimler hazırlanacaktır. Bu eğitimler bir e-öğrenme ortamından sunulacak, böylece kadınlarımız istedikleri zaman dilimlerinde ve istedikleri yerden bu eğitimleri alabileceklerdir. Eğitimleri tamamlayan kadınlarımıza katılım sertifikası verilecek ve kendileri için özel olarak hazırlanacak olan e-ticaret ortamı üzerinden bu hizmetleri verebilmeleri sağlanacaktır. Böylece, bilgi birikimlerini toplum ile paylaşarak aile ekonomisine ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaları mümkün olabilecektir.
TBD Ankara Şube Başkanlığına adaysınız. Bu konudaki çalışmalarınız ve yeni projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz ?
TBD Ankara Şube 2015-2017 döneminde yaptığımız çalışmalara devam etmeyi ve yeni projeler geliştirmeyi hedefliyoruz.
Sürdürebilir kalkınmanın en önemli sektörlerinden biri olan Bilişim Sektörünü;
- Bilişim alanındaki tüm çalışmaların ve düzenlemelerin toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak biçimde çağdaş boyutlarda gerçekleşmesini,
- 2000’li yılların başında olduğu gibi TBD‘nin Bilişim Sektörü Politikalarına yön veren bir yapıya gelmesini,
- TBD Üyelerinin özlük haklarına kavuşmasını,
Bilişim sektöründe kadın istihdamı konusunda neler söylersiniz?
- TBD Kadın ve TBD Genç oluşumları ile kadın ve gençlerimizin ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının hızlandırılmasını sağlamak amacıyla çalışmalar yapmayı planlamaktayız.
Kadın istihdamı konusuna aslında 2 yönden bakmak gerekir. Bunlardan birisi Genel anlamda kamu ve özel sektörde kadınların istihdamı konusunda yaşananlar , Kadın olmanın kariyer yapmada avantaj ve dezavantajları konusudur . Burada açıkça söylemek isterim ki son zamanlarda Ülkemizde kadınların işgücüne katılımda erkeklere nazaran daha geride olduğu ve yıllar itibariyle kadınların işgücüne katılım oranlarında da sürekli bir düşüşün yaşandığı bilinmektedir. Çalışma hayatı kadınlara sadece ekonomik özgürlük sağlamamakta, bunun yanı sıra özgüvenlerini ve toplumsal saygınlıklarını arttırmakta, aile içindeki konumlarını da iyileştirmektedir. Kadınların işgücüne katılımında yasal açıdan herhangi bir ayrım olmamasına, rağmen, toplumun kadına yüklediği rol gereği aile yaşamındaki sorumlulukları ağırdır. Aile yaşamındaki sorumluluklar kadının, çalışma ya da çalışmama yönünde bir tercih yapmasına neden olmaktadır.
Kadınlarımızın tekrar ekonomik hayata dahil edilmesi konusunda başlattığımız projeleri geliştirerek yaygınlaştırmayı planlamaktayız. Konu ile ilgili Bakanlıklarımızdan da projelerimize destek talep ettik ve olumlu yanıtlar da aldık. Böylece gerek bilişim sektörü gerekse diğer sektörlerdeki kadınlarımızın çalışma hayatına sanal ortamdan da katılımlarını sağlamayı amaçlamaktayız.
Diğer bir konu Bilişim Sektöründe kadın istihdamıdır ki bu konuda genel sorunlarla aynı durumdadır. örneğin 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre Bilişim sektöründe yer alan firmalarda İstihdam edilenlerin yüzde 27’si kadın, yüzde 73’ü ise erkektir.
Durum çok açık ve net kadınlar aleyihe değil mi ? Bunun hızla düzeltilmesi fgerktiğini düşünüyorum.
2017 yılı "Bilişim Yılı" ilan edildi. Bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz?
Bildiğiniz üzere, 33. Bilişim Kurultayında . TBD Başkanı Sn. İlker TABAK’ın önerisi ile Başbakanımız Sn. Binali YILDIRIM 2017 yılını “Bilişim Yılı “ ilan etti. Bunun toplantıda kalmayıp, ülkemizde tüm sektörlere duyurulması amacıyla bir “Başbakanlık Genelgesinin “ yayınlanmasının yerinde olacağını düşünüyorum.
Bu genelgede; Kamu için emredici, özel sektör için ise yol gösterici olmalıdır.
Bundan bütün ülkemiz kazançlı çıkacaktır.
Genelgenin içeriği konusunda Başbakanlığa yardımcı olmak ise TBD nin en acil görevi olmalıdır.
Yöntemler, süreçler ve ölçme kriterleri belirlenip toplumun bu hedefler doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve tüm katmanlarda farkındalık yaratılması gereklidir.
Bilişim Sektörü “sürdürülebilir kalkınmanın” en önemli ayağıdır. Bu çalışmanın ülke kalkınmasına ve sektörümüze yapacağı olumlu katkıları hep birlikte göreceğiz.
Bilişim sektörünün geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz?
Üretimin kilit noktası bilişimdir.
Bilişim Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli sac ayaklarından biridir. Üretimin kilit noktasıdır. Dolayısıyla Bilişim sektörünün geleceği , ekonominin geleceği ile aynı pararleldedir. Her ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir..
Diğer taraftan, Son yıllarda ülkemiz bilişim sektöründeki büyüme ile gelişmiş ülkelerle arayı yavaş yavaş kapatmaya başlamıştır... Ancak bu gelişmenin ve büyümenin sürdürülebilir olması gerekmektedir. Bu da ancak uzun vadeli stratejiler , yatırımlar devlet politikaları ve teşviklerle mümkündür. Öncelikle insan kaynağının geliştirilmesi gereklidir. Bu da eğitimle olur. Üniversitelerde bilişim eğitimlerinin kalitesinin artırılması gereklidir. Toplumun bilgi toplumuna dönüşmesi için yapılacak tüm çalışmalarda Türkiye Bilişim Derneği eskiden olduğu gibi Bilişim Sektörü Politikalarına yön veren bir yapıya gelmesi gereklidir. | 352eab26c1e7 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
16 Haziran’daki Gezi eylemlerinde polisin attığı gaz bombası kafasına isabeten eden ve ağır yaralanan Dilan Dursun’un bilinci açıldı.
Radikal’den Mehmet Bilber’in haberine göre, dün doktorların yaptığı tetkiklere olumlu cevap veren Dilan bugün yoğun bakımdan çıkarıldı. Bilinci açılan Dilan’ın yanına giden babası Kazım Dursun kızının kendisine ‘baba’ dediğini ve durumunun gittikçe daha iyiye gittiğini söyledi.
4 GÜNDÜR UYUTULUYORDU
16 Haziran’da Sıhhıye çok katlı otopark yakınlarında polisin attığı gaz bombası ile ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Dilan ameliyata alınmıştı. Daha sonra yoğun bakıma alınan Dilan 4 gündür uyutuluyordu. Pazar gününden bu yana doktorları tarafından hala hayati tehlikesi devam ettiği belirtilen Dilan’ın bugün bilinci açıldı. Yoğun bakımdan çıkarılan Dilan özel odaya yerleştirildi. Halen tam olarak konuşamayan Dilan ilk olarak anne ve babasıyla görüştürüldü. Babası Kazım Dursun kızının ‘anne’ ve’baba’ diyerek kendisini tanıdığını, durumunun gittikçe daha iyiye gittiğini söyledi. Dilan’ın yoğun bakımdan çıkarılarak alındığı özel odada tedavisine devam ediliyor. | 130f3b212b94 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
RAKİPTE EKSİK ÇOK
Atiker Konyaspor’da tüm gözler Galatasaray maçına çevrildi. Antalya kampı sonrası pazartesi gününü izinli geçiren yeşil-beyazlı ekip, dün akşam saatlerinde kar yağışı altında yaptığı antrenmanla hazırlıklarına yeniden başladı. Rakibi karşısında 14 yıldır galip gelemeyen Anadolu Kartalı’nda tüm hesapları 3 puan üzerine kuruldu. Atiker Konyaspor, birçok eksikle maça çıkacak rakibini taraftar desteğiyle devirmenin planını yapıyor. Sarı-kırmızılı ekipte bu maç öncesi Serdar Aziz, Koray Günter ve Cavanda’nın sakatlığı bulunuyor. İstanbul ekibinde Bruma, Chedjou ve Yasin Öztekin kart cezalısı olduğu için maçta forma giyemeyecek. Kaleci Muslera ise özel eldivenle forma giyecek. Sakatlıkları bulunan Sinan Gümüş ve Podolski'nin de maçta oynaması beklenmiyor. Tolga Ciğerci’nin durumu ise belirsizliğini koruyor.
REKOR GELECEK Mİ?
Süper Lig’de bu sezon ilk yarı 16 hafta itibariyle oynandı. Atiker Konyaspor, Galatasaray’ı mağlup etmesi durumunda rekor kıracak. 24 puanda bulunan yeşil-beyazlı ekip, maçtan 3 puanla ayrılması durumunda puanını 27’ye çıkaracak ve 17. haftalar itibariyle en iyi puanını yakalayacak ve rekor kıracak. Kulüp Başkanı Ahmet Şan da, maçtan galibiyetle ayrılarak rekor kırmak istediklerini söyledi. Atiker Konyaspor, geçtiğimiz sezon 17 haftada 26 puan toplayarak rekor kırmıştı.
Fatih Şeker | 41adc3742c05 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
56 TLİNDİRİMGecelik Kişi Başı
720 ziyaretçi incelemesine göre
Edinburgh'ın tiyatro bölgesinde eşsiz bir konuma sahip Cairn Otel, tarihi şehiri oldukça kısa bir mesafede yer almaktadır.
Sigara içilmeyen bir alan olan otel, bu canlı İskoç şehrininin zengin kültürünü, gökyüzüne uzanan görkemli kalesini, mükemmel müze ve galerilerini keşfetmek için ideal bir konumdadır.
Cairn Otel, ziyaretçilerine özenle döşenmiş 52 oda, iki restoran, konforlu bir lobi, sıcak bir atmosfer ve samimi bir servis sunmaktadır.
Otelin şehir merkezli konumu ve Carlton Hill, Princes Caddesi, bahçeler ve parklara yakın olması, gündüz ve gece hayatını takip etmek ve şehri keşfetmek için ideal bir yöntemdir.
Otel, pazartesiden cumaya 7:30 ile 09:30 arası, haftasonları 08:00 ile 10:00 arası kahvaltı hizmeti sunmaktadır.
Sigara içilmeyen bir alan olan Cairn Otel'de, 24 saat kayıt masası, bavul odası hizmetleri mevcuttur.
Otel, banyo, duş, ücretsiz banyo malzemelerinin bulunduğu dahili bir banyo, telefon, çay/kahve makinesi, renkli televizyon, ,internet kablosu, uyandırma servisi, pantolon ütüsü ve yazı masası mevcut olan konforlu ve özenle döşenmiş 52 oda sunmaktadır.
İsteğiniz üzere odalara ütü,ütü masası, bebek karyolası, ek yatak, saç kurutma makinesi getirilmektedir.
Princes Caddesi'ne 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan Cairn Otel, dükkanlara, tiyatrolara ve gece hayatına uygun bir konumdadır. | 07e027681a48 | [
"c4",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bu incelemeye başlamadan önce aslında kafamda şu soru vardı; "Yahu tamam, Resident Evil 4 incelemesi yapayım da, inceleyecek neyi kaldı ki bu oyunun?" Kalmış demek ki, çünkü CAPCOM oyunu bir kez daha, yeni bir platforma çıkarma kararı aldı ve biz de oyunu aldık, ufak da olsa bir inceleme yapalım dedik.
Öncelikle, oyunun bu yeni versiyonunun klasik Resident Evil 4'ten genel anlamda hiçbir farkı yok. Tahmin edebileceğiniz üzere sadece oyun yüksek çözünürlüklü hale getirildi, bazı karakterler detaylandırıldı ve 60 FPS'ye sabitlendi. Onun dışında her şey, her oyun modu, her karakter ve her kostüm aynı. Hiçbir fark yok. Gamecube'dan beri oyun artık kaç platforma çıktı bilemiyorum ancak PlayStation 4 versiyonu bile oyunu daha önce defalarca bitirmeme rağmen yine ilk günkü heyecanla oynamamı sağladı.
Resident Evil 4 işte böyle bir ikilem yaratmıştı benim için. Hem klasik Resident Evil oynanışını bozuyor, hem korkutucu atmosferi yok ediyor, hem de seriyi aksiyon bazlı bir oyun yapısına sokuyordu. İlk çıktığında burun kıvırsam da daha sonra oynayınca aslında ne kadar güzel bir oyun olduğunu anlamıştım elbette. Hele ki bir de Resident Evil 5'in o iğrenç (kendi fikrim elbette), kavruk ve sıkıcı atmosferinden sonra Resident Evil 4 nimet gibiydi. Gelen gerçekten gideni aratmıştı. Daha sonra çıkan Resident Evil 6 ile de seri iyice sıkıcı bir hollywood filmine dönüşmüştü. Elbette güzel bir oyundu ancak bir Resident Evil mıydı? Kesinlikle hayır.
O yüzden denize düşen yılana sarılır edasıyla Resident Evil 4'ü son güzel Resident Evil oyunu olarak bağrıma bastım ve onu olduğu gibi kabullenmeye karar verdim. Resident Evil 4'ün yeni PlayStation 4 versiyonu da orijinal oyundaki artıların ve eksilerin hepsine sahip. Bu yüzden de sitemizde daha önce yayınlanmış 'birçok' Resident Evil 4 incelemesi de hala geçerliliğini korumakta. | c2cb1a172d2d | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
“Bu Ümmet’in Asiyeleri-Mülk Allah’ındır Kampı” Trabzon’da Yapıldı
Sosyal Doku Vakfı-Hanımlar Bölümünde yıllardır devam eden Ramazan kamplarımızın bu yılki durağı yine Trabzon’du. Bu yıl Mülk Allah’ındır kanunu ile beraber yola çıktığımız doksan kardeşimizle birlikte, aynı davanın gölgesinde, Ramazan’ın bereketinde ve Karadeniz’in muhteşem yeşilliğinde her birimizin hayatında yeni bir dönüm noktası olan yirmi günü geride bıraktık.
Trabzon’un Hayrat ilçesine bağlı Hamzalı Köyünde bulunan Hamzalı Kız Kursu’nun misafiriydik üç hafta boyunca. Haftalar öncesinde planlamış, yine haftalar öncesinden ders programı hazırlanmış bu kamp ile öncelikli hedefimiz Mülk Suresi idi. Ardından bir ‘Müslüman Kadının Şahsiyeti’ni oluşturan temelleri inşa edebilmek, Ümmeti Muhammed’in içerisindeki önder şahsiyetlerden beslenerek önümüze koyduğumuz profili genişletebilmek, farklı konularda yapılan seminerlerle beraber zihinlerdeki ufku genişletmek ve en önemlisi Kur’an-ı Kerim hatimleriyle beraber Ramazan’ın manevi iklimindeki oksijeni soluyabilmekti…
Ramazan ayının iki gün evvelinde farklı gruplar halinde yaptığımız uçak seyahatiyle başladı yolculuğumuz. Ardından da Ramazan’ın biri ile de programa “bismillah” demiş olduk. Asiyeliğin bir bedel istediğinin farkında olan bütün kardeşlerimiz ile beraber yaptığımız açılış toplantısıyla yeniden bu kamp ile hedeflediklerimizi, yapacaklarımızı, ders programımızı ve vakıf olarak prensiplerimizi tekrardan kardeşlerimize hatırlatmış olduk.
Yirmi gün boyunca sahurda, iftarda, ders anında ya da ders aralarında, kısacası ver vakitte, ayrı ayrı dersler bulduk kendimize.
En başta Mülk Suresi ile beraber kimin mülkünde kime hizmet etmeye çalıştığımızı idrak ettik. Kendi küçüklüğümüzü, içimizde yatan acizliği… Bunun tam karşısında duran o büyük otoriteyi, Mülkün asıl sahibini… İnsanları çağırmak için hazırlandığımız Rabb’imizin kudretini hatırladık; dua ve tevekkül ile O’ndan isteyebileceklerimizi, bize açtığı ufku, önümüzdeki sınırları kaldıran bir Rabbimiz olduğunun idrakine eriştik.
Yine önder şahsiyetlere ayırdığımız günlerde o şahsiyetlerin Rabb’imizin mülkünde yaptıkları, bize yapabileceklerimiz yönünde ışık tuttu. Mustafa Sabri Efendi’de de Hasan el-Benna’da da Zeynep Gazali’de de 20. Yüzyılın bıraktığı izler, 21. Yüzyıla kazıyabileceklerimiz için bize gösterge oldu. Ama en önemlisi Ömer bin Abdülaziz rahmetullahi aleyhin dönem olarak ashabı kirama yakınlığı, tarihi süreci, şahit olduğu kıyımları düşünüp de adeta akan suyun tersine ilerleyen bu şahsiyeti, bugün yeniden canlandırmanın arzusunu kuşandık her birimiz.
“Seminer Serisi” günleri ile de “Aklın Gelgitleri” ya da “Şeytanın Hileleri” gibi konularla özellikle de asrımızda Hak-batıl mücadelesindeki en önemli güç unsurları üzerinden tahlil yapabilme imkânı yakaladık. Ki, şeytanın bir hile noktası olarak değerlendirdiği aklın, çağdaş akımlar içerisinde küfre nasıl malzeme yapılabildiği ve Allah’ın mülkünde kullanılabilirliği de teşhis konularımız arasında yerini aldı.
Belki de kampımız boyunca bizim, içinde kendimizi kaybettiğimiz bereketin bir sebebi de indirdiğimiz hatimlerdi. Her güne özel olarak tahsis edilen hatim saatlerinde indirdiğimiz toplamda altmıştan fazla hatim ile Ramazan ayının manevi atmosferini de hissetmiş olduk. Tabi ki hatimle beraber kıldığımız teravih namazı ya da beraber eğildiğimiz her bir secde bu atmosferin bizde bıraktığı etkiyi daha da derinleştirmiş oldu.
Her gün özel olarak belirlenen “Kamp Günlüğü” saatleri ile her birimiz ayrı ayrı o günün muhasebesini yapma, gittikçe genişleyen ufku görebilme ya da bundan sonra izleyebileceğimiz yolları daha net çizebilme fırsatı yakaladık.
Yaşadığımız her an, soluduğumuz her atmosfer, duydukça gözümüzde küçülen dünya bizden sonra nesillere de ulaşsın diye önümüze çizdiğimiz ilk plan; bu yirmi günlük zaman dilimini ebedileştirmek adına “Mülk Allah’ındır” kampımızı anlatan bir kitapçık hazırlamak.
Biz niyetimizi aldık… Bundan sonra hedef; atacağımız her adımda, yapacağımız her planda, tuttuğumuz her notta, konuştuğumuz her lisanda O’nun Mülkünde O’na çağırmak olacak biiznillah. | 43c1aaef20f4 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Avrupa’nın en yoksul iki ülkesinden Yunanistan yılda 7 milyar euro, Türkiye ise 11.5 milyar euroluk silah satın alıyor. Başka bir hesapla her iki ülke de milli gelirinin yüzde 2’sini silahlanmaya harcıyor.
Üstelik bu silahların büyük bölümümü birbirimize karşı kullanmak üzere alıyoruz. Varımızı yoğumuzu tanka, füzeye, denizaltıya harcıyoruz. İçine düştüğü ağır ekonomik krize rağmen Almanya ve Fransa ile milyarlar dolarlık silah alım anlaşmaları imzalayan Yunanistan şu günlerde Rusya’dan da füze sistemleri temin etmek istiyor. Yunan Savunma Bakanı Evangelos Venizelos füzeleri incelemek üzere önceki gün Moskova’ya gitti.
Gelelim bu yarışın ekonomiye etkilerine; Yunanistan borçlarını ödeyemediği için iflas noktasına geldi. Türkiye işsizliğin en yüksek olduğu ülkelerden biri. Büyük bir kitle yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Eğitim, sağlık, ulaştırma gibi alanlarda milyarlarca dolarlık kaynağa ihtiyacımız var. Oysa pek çok yaramızı sarabileceğimiz kaynaklarla silah üreticilerini zengin ediyoruz.
Aslında öncelikle şu sorunun yanıtını vermek lazım: Türkiye ile Yunanistan’ın savaşması için bir neden mi var? Ege’deki sorunları da Kıbrıs meselesini de masada yani diplomasi yoluyla, konuşarak gerekirse tartışarak çözebiliriz. Zaten her ülke açısından da bunu yapmaktan başka akılcı bir çıkış yolu yok.
Bağış’ın teklifi çok önemli
Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi Egemen Bağış’ın Türkiye ve Yunanistan’a silahlanmaya yarışını sona erdirmeye yönelik çağrısını bu anlamda çok önemsiyorum. Bağış’ın bu çıkışı Amerika’nın en saygın gazetelerinden The New York Times’ta yayınlanmış ve Avrupa başkentlerinde ses getirmişti.
Daha önce Başbakan Tayyip Erdoğan da benzer yönde bir çağrı yapmıştı. Hatta silah üreticisi Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel’in bile insafa gelip iki ülkeye daha az silah alma önerisinde bulunması bence artık kaçırılmaması gereken bir fırsat sunuyor.
Bütün bu açıklamalar ve olumlu yaklaşımlar iki ülke arasında barış umutlarını güçlendiren özel bir hava oluştuğunu gösteriyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan eski Başbakanı Kostas Karamanlis ile büyük bir dostluğu vardı. Nitekim Karamanlis, Ankara’yı 57 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk Yunan Başbakanı olmuştu. Karamanlis ve Erdoğan arasında etkileri bugün de süren önemli adımlar atıldı. Yunanistan’ın şimdiki Başbakanı Yorgo Papandreu da, çözüme gerçekten inanan ve destekleyen bir politikacı. Türkiye’yi çok iyi tanıyor, merhum Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile pek çok tabuyu yıkmıştı.
Bu yolda yürümeye devam edip eğer Ege’de ve Kıbrıs’ta gerçek ve kalıcı bir barışı sağlayabilirlerse hem Papandreu hem de Erdoğan tarihe geçer. Her iki liderin de şartları sonuna kadar zorlayıp Kıbrıs’ta çözümü sağlamaları gerekiyor. Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bu çözümü destekleyebilecek iki lider olarak öne çıkıyor.
Kıbrıs meselesi çözülebilirse Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin önündeki en büyük engellerden biri de kalkmış olacak. Ege ve Akdeniz’de oluşacak barış ve işbirliği havasının Yunanistan’ın da refahına çok büyük katkı sağlayacağına şüphem yok. Kafkaslar ve Balkanlar’da dişe dokunur hiçbir başarı elde edemeyen Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in, Kıbrıs’ta oluşan bu fırsatı iyi değerlendireceğini umalım. | 4c09eb14c692 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
16.00 TL
Bu kitaba şu adreslerden de ulaşabilirsiniz:
Kitapyurdu | Babil | İdefix | BKM
Hira'da gelen ilk vahyin üzerinden çeyrek asır geçtiğinde bütün Arabistan İslam'a teslim olmuş; yüzyıl geçtiğinde ise İslam Mağrib'den, hatta İspanya'dan Maveraünnehr'e kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış haldeydi.
Asr-ı Saadet'i takip eden bu asırlar, İslam'ın ışığının bir medeniyet suretinde kendisini bütün dünyaya tanıttığı asırlar olageldi.
Elbette, Hira'da gelen ilk emrin; ve bir bütün olarak Kur'ân'ın ve hadislerin ışığında...
Elinizdeki kitap, 'İslam'ın Altın Çağı' diye de tanımlanan bu dönemde, Müslüman dünyanın ilim ve eğitim alanında sergilediği göz kamaştırıcı manzarayı bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Öğrenci merkezli, özgürlükçü, çoğulcu, fırsat eşitliğine dayalı eğitim-öğretim sisteminin esaslarını, kurumlarını, kaynaklarını, müderris ve öğrenci profillerini incelikle ve ustalıkla gösteriyor.
İslam'ın Altın Çağında İlim, aynı zamanda modern pedagojiye ve ülkemizin eğitim sistemi arayışlarına cevaplar da içeren bir kitap olarak, öğretici muhtevasıyla vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde...
Ana Sayfa
Etkinlik Takvimi
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Kitap Videoları
Yayın Kataloğu
Yazar Adayları
Adres: Sanayi Caddesi, Bilge Sokak No: 2
Yenibosna / Bahçelievler / İstanbul
Telefon: +90 212 551 32 25
Faks: +90 212 551 26 59 | 6485a3e46885 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Dün İsmetpaşa’da Birlikspor’un ilk yarı rezalet, ikinci yarı iyi futbolu vardı. Cafercan farkını gösterdi. Ama 35’lik kaleci Ziya, Münir Özkul-Şener Şen tiplemesindeki gibi, ‘Ziyaaa, Ziyaaa!’ diye zorla uyarı yaptırttı. Hepimizi şoke eden görüntüler sergiledi. Kocaeli’ni henüz tanımamış.
Zamanla tanır elbette...
Hodri Meydan olmasa bile, Birlikspor’un tribüne gelen taraftarları da sonunda Kocaelilidir ve senin bu yaptığını tasvip etmez...
Bu kentin tarihinde seni dünkü maçta yaptığını bir kez Serdar Kulbilge yapmış ve yanıtını almıştır...
Kentten kopup gitmiştir...
Hep kötü anılır...
Senin ise bu kadar ciddi bir durrumun olmasa da, yaptığın hareket tasvip edilemez...
Unutma ki, bu kent Kocaeli’dir ve senin gibi nice profesyoneller görmüştür...
Neyse bu olayı bir kenara koyalım ama rafa kaldırmayalım...
Zira yönetim sana gereken cezayı verecektir elbette...
Senin 35 yaşında bir isim olarak, asıl genç arkadaşlarına örnek olarak, böyle bir şey yaptıklarında onları sakinleştirmen lazım...
Ama Kemal Kılıç seni sakinleştirdi...
Tuhaf...
Birlikspor dünkü maçın ilk dakikalarında, inanılmaz kötüydü ve ecel terledi döküyordu...
Kemal Kılıç savunmada öyle büyük bir risk almıştı ki, 20’lik Erol ile başlamış, Turgay’ı kenara çekmiş ve ağzı açık yiyeceği golleri bekliyordu...
Neyse ki çabuk toparlandı ve tüm tepkileri göze alarak genç Erol’u çıkardı. Turgay ile durumu düzeltti...
Cafercan ise tıpkı ilk maçta gördüğüm gibi, bu maçta da ciddi oynadı ve performansı da daha iyi olunca takımını toparladı...
Attığı goller için demiyorum, oynadığı futbolla kalitesine yakışır bir görüntü sergiledi...
Maksut çabaladı, ama o da iyi değildi...
Adnan iyi bir mücadele örneği verdi, Emre, oyuna girdikten sonra Turgay ve orta sahada Ramazan ile çıkana kadar Gökhan ellerinden geleninn fazlasını yapmaya çabaladılar...
Sonunda Nazilli ikinci arıdaki penaltı golüyle çözüldü...
Bu arada Ziya’nın kurtarışını da kaydetmek lazım...
Müthiş bir kurtarışla takımını ateşleyen isim oldu...
Hatasını düzeltti...
Ama özür dilemeli...
Neyse, Cafercan iki güzel golle 3 puanı getirirken, Kemal Kılıç da, inadından erken dönerek, olgun bir görüntü sergiledi...
Henüz oturmuş bir 11 olmaması, tabii ki handikap...
Bunun bir an önce düzeltilmesi lazım...
Zira, Birlikspor için artık 3 hafta geride kaldı ve kalan haftalarda kayba gücü kalmaz..
Haftalar hızla ilerliyor...
İşte bitti 3 hafta...
Bundan sonra hep kazanmalı ve zirveyi bir an önce ele geçirmeli...
Çünkü 3 maçta 7 puan yetmez elbette...
Kemal Kılıç, bazı futbolcular, teknik heyet kelleyi kurtardı...
Bir avuç taraftar ise mutlu bir pazar yaşadı...
Ama Birlikspor hala bu kenti temsil edecek güçte değil...
Bırakın Kocaelispor’un yerini almayı...
FK’nın bile yerini dolduramadı daha... | a92b7339b68a | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Muğla'nın Fethiye ilçesinde 38 dereceye ulaşan hava sıcaklığı sahillerin dolmasına neden oldu. Sıcaklar nedeniyle sokaklar boşalırken, sahile gidemeyenlerin imdadına su parkları yetişti.
Fethiye'de termometreler 39 dereceyi gösterdi. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları insanları da olumsuz etkiledi. Sıcak nedeniyle Fethiye sokakları boşalırken insanlar soluğu sahillerde ve su parklarında aldı. Özellikle çocukların büyük ilgi gösterdiği su parklarına büyükler de duyarsız kalmıyor. Su kaydıraklarından kayan vatandaşlar havuzda serinlemenin tadını çıkarıyor. CİHAN | 4547a7868bc2 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Cumartesi akşamları kahkahanın adresi ‘Görevimiz Komedi’nin yarışmacıları 9. Bölüm için hazırlar. Finale ulaşmak için puan toplayacakları üçüncü 5 dakikalık komedi filmlerini çeken yarışmacıların bu haftaki konusu ‘teknoloji’.
Son iki haftadır oldukça yüksek puanlar toplayan Bülent Emrah Parlak’ın takımı avantajlı konumda.
Türkiye’nin yeni komedi yıldızını bulmayı hedefleyen yarışma programı ‘Görevimiz Komedi’ Yapı Kredi Play’in katkılarıyla 4 Haziran Cumartesi akşamı 9. bölümü ile FOX ekranlarında olacak.
Dinamik yapısı ve yenilikleri ile izleyicilerini bağlayan Görevimiz Komedi’de 2. tur devam ediyor. 6 hafta boyunca farklı konu başlıklarında 5’er dakikalık komedi filmlerinin çekileceği 2. turda, bu haftanın konusu ‘teknoloji’.
5’er Dakikalık Filmlerle Uzun Metraja Hazırlanıyorlar
Kabına sığamayan yarışma programı ‘Görevimiz Komedi’, yarışmacılarını birincilik ödülü olan sinema filmine hazırlamaya devam ediyor. 2. tur boyunca yaklaşık 5’er dakikalık komedi filmleri çekecek yarışmacılar, kılıktan kılığa giriyorlar.
6 hafta boyunca, ekip liderlerinin (Asuman Dabak, Bülent Emrah Parlak, Zeynep Kankonde, Burak Satıbol, Açelya Topaloğlu ve Rasim Öztekin) de destekleriyle çekilecek filmler, yarışmacılara sinema sektörünün inceliklerini öğrenme fırsatı sunuyor.
Finale kalacak takımda olmak için tüm hünerlerini sergileyen yarışmacılar bu hafta da izleyicilerine ‘teknolojinin’ iyi-kötü yanlarını gösterecek.
6 hafta boyunca sürecek 2. turda, takım liderleri her bölümde rakip takım filmlerine puanlar verecek. 6 filmiyle en fazla puanı toplayan takım 13. final bölümüne kalacak.
Türkiye’nin yeni komedi oyuncusunun belirleneceği 13. bölümde ise, kazanan takımın yarışmacılarının kendi aralarındaki çekişmesi, sonucu belirleyecek.
2. turda ilk iki hafta filmleri ile oldukça yüksek puanlar toplayan Bülent Emrah Parlak’ın takımı şu anda avantajlı konumda.
Usta oyuncular Rasim Öztekin, Asuman Dabak, Burak Satıbol, Bülent Emrah Parlak, Zeynep Kankonde ve Açelya Topaloğlu’nun takım liderliğini üstlendiği, sunuculuğunu Ali İhsan Varol’un yaptığı, Don Kişot Yapım’ın komedi yarışma programı ‘Görevimiz Komedi’, 9. Bölümü ile 4 Mayıs Cumartesi, saat 22:00’da FOX ekranlarında. | 92eb899973b2 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Siyasi konjonktür, İzmir'in muhalif duruşu, ne derse denilsin, neye bağlanırsa bağlansın. Aziz Kocaoğlu'nu kutlayarak başlamak lazım öncelikle. Üst üste 2 kez seçimi kazanıp, 3 dönem belediye başkanlığı görevine layık görülmek kolay değil. Ancak... Neredeyse 2 kişiden birinin yine desteğini arkasına alan Başbakan Erdoğan'a, kendisine oy vermeyen diğer yüzde 50-60'lık kesim nasıl hatırlatılıyorsa! "Yola devam" diyenler kadar, "Buraya kadar" diyenlerin de sesi ve temsilcisi olması nasıl isteniyorsa. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu da, kendisine oy vermeyen 2 kişiden birini de, oy veren 2 kişiden biri gibi görmeli; "Oybirliğiyle Kocaoğlu" seçim sloganını "Oybirliğiyle İzmir"e dönüştürmeli. Aksini düşündüğünü sanmıyorum, ilk kez üst üste 3 defa başkanlık yapacak olan Kocaoğlu'nun, bu dönemde İzmir'e kazandırdıklarıyla da tarihe adını yazdırması temennim...
YILLARIN BİRİKİMİ
Eleştirilere de kulak verip, hem dünyaya hem belediyeciliğe farklı bakanların dedikleri de dikkate değer bulursa, kendine yakışanı yapmış olacaktır. Çünkü İzmir'in ayrışmaya, kutuplaşmaya değil, farklı düşünenlerinin birlikte konuştuğu, gerginliğin yerini hoşgörüye bıraktığı diyalog ortamına ihtiyacı var. Bir de Türkiye'nin 3'üncü büyük kenti güllük gülistanlık değil. Çeperlerinden merkezine yığınla sorunu bulunuyor, yılların birikimi sorunlar dağ gibi duruyor. Görmezden gelinen kentsel kirlilik, katil yosunlar gibi İzmir'i kuşatıp boğazına yapıştı, boğuyor; tüm güzelliklerin üstüne kara bir örtü seriyor. En büyük dert tartışmasız bu çirkinlik. Umarım ki öyle güzel böyle güzel deyip sırtımızı döndüğümüz İzmir'in bu ayıplı yüzüyle yüzleşilip cesaretle üzerine gidilir. Kadifekale'de heyelan zoruyla başlatılan kentsel temizlik şehir geneline taşınırsa şapka çıkarılır.
İKİNCİ BÜYÜK DERT
Bir diğer büyük mesele, ulaşım ve otopark yetersizliği. Bayraklı'da çok katlı binaların bir bir yükselip kapılarını açmasıyla olacaklar malum. Şu an bile yolların yetmediği bu bölge, İzmir'i kilitleyecek. Bu biline! Yolları bazı noktalarda yer altına almaktan başka çare yok. Su çıkar, çamura batılır gibi mazeretler aşılsın artık! Hızla araç sayısı artarken, otopark kapasitesinin yerinde saydığı da başka bir vaka. Burada da çözüm yer altında. Karşıyaka Çarşısı'nın istasyon girişindeki, Kültürpark'taki ve Alsancak Spor Salonu önündeki yüksek kapasiteli yer altı otoparklarına yenisi ümit ederim eklenir. İzmir'in dertleriyle dertlenmiş, bu şehrin daha da güzelleşmesi için kafa yoran biri olarak şimdilik diyeceklerim bunlar. Aziz Kocaoğlu'na ortak aklın rehber alındığı, başarılı bir görev süresi diliyorum... Başkan'ın başarısı, İzmir'in başarısı olacaktır... | 773398f6cd76 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Uluslar arası kupasında günün en ciddi maçlarından biri iki efsane takım arasında oynanacak. Her zaman Chelsea ile Milan maçları heyecan evrici olmuştur. Conte'nin ekibi Chelsea bakalım Juventus'daki gibi Milan'ı devirmeyi başarabielcek mi.?
Piyasadaki en kaliteli canlı maç izleme sitesinde Milan - Chelsea müsabakasını izliyorsunuz. Bu sitede sizlere sürekli güncel maç listesi sunuluyor ve hd görüntü kalitesinde ve en az reklam içerek şekilde yayınlar izletiliyor.Milan - Chelsea canlı izlerken bir yanda da sohbet odasında bu maç için bahis alan oyuncuların sohbetine katılabilirsiniz. Maç: Milan - Chelsea | Başlama saati: 04:00 | Kategori: futbol | 552539149ed0 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Urfalıyam Ezelden 11.Bölüm Fragmanı
Cemal, Ceylan’ı Tuğrul’dan kıskanıyor!
Cemal, Tuğrul’un Ceylan’a olan ilgisini sezer ve tepki gösterir. Tuğrul’un Ceylan için planları vardır ve bu planların karşısında
kimsenin durmasına müsade etmez. Karşısına geçeni ezmeyi kafasına koymuştur. Cemal ummadığı kadar dişli bir rakiptir.
Selva’nın hayatı ellerinin arasından kayıp giderken, yardım çok yakınından gelir. Yanık Memed, torunu ve gelini için ‘yemin’ eder. Onları bu evden kimse ayıramaz. Peki ya Cemal? Cemal, boşanma konusunda ısrarcıdır. Baba oğulbirbirlerini kırmadan, ezmeden nasıl bu işin içinden çıkacaklar bilemezler.
Duran ağa bir kez daha Bozoğlu ailesinin ezeli düşmanı olarak dikilir karşılarına, Recep mahpusta ettiği yemini bozacak ve eline yeniden silah alacaktır.
Selahattin, Kadir ve Çetin kendi hayatlarını kurma çabasında ilk adımlarını atarlar. Zaman kardeşleri kum taneleri gibi savuracak mı? Yoksa bir arada kalmayı başaracaklar mı? | f01c1293d0e9 | [
"c4",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Şeytan bu işin neresinde?Mehmet Erdoğan yazdı.
Şeytan, bütün dinlerde tarifsiz bir ürperti yaratan ve kötülüğün timsali olarak görünen kötü melek. İyi ve kötü arasında bitmeyen savaşta kötülüğün bir numaralı kahramanı. William Peter Blatty tarafından 1971 yılında yayımlanan Şeytan romanı kimilerine göre gelmiş geçmiş en korkutucu kitap. Kitaba konu olan olay 1949’da gerçekleşiyor. Gerçek hikayede küçük bir erkek çocuk şeytan çıkarma ayiniyle yüzleşiyordu. Bu olayda yaşanan kimi ayrıntılar Blatty tarafından romana taşınmış, geri kalan kısımlar yazarın hayal gücüyle yazılmıştır.
Roman kısaca, aktris bir annenin küçük kızı Regan’ın bedenini ele geçiren Şeytan’ın, din adamları tarafından çıkarılmasını anlatır. Roman girişten sonra dört kısımda ilerler: Başlangıç, Bıçak Sırtı, Uçurum, Yakarış. Modern bilimin işe yaramadığı ‘doğa üstü’ noktada işin içine din devreye giriyor ve ‘şeytan çıkarma’nın o korkutucu hikayesi, kitabı okuyanları tuhaf bir ruh haline sokuyor. Bu gittikçe karanlıklaşan atmosfer kitabın sonuna kadar temposunu düşürmüyor.
Elbette bu romana sinema kayıtsız kalamazdı. Kitabın yayımlanmasından iki yol sonra, 1973’de William Friedkin imzalı bir uyarlaması yapılır. Üstelik işin senaryo kısmında kitabın yaratıcısı Blatty ismi vardır. Sonuç neredeyse romanın iz düşümü şeklinde bir sinema filmi olur. Teknik açıdan yaratılan atmosfer, oyuncuların başarısı, senaryonun kitaba sadık kalması filmi akıllardan silinmeyenler listesine sokar. Filmin bu başarısında ki en büyük etkense hikayenin psikolojik boyutunun filmin temeline oturtulması olmuştu. Ne tuhatır hikayeyi bilmenize rağmen ne zaman izlerseniz izleyin ‘Şeytan’ filmi sizi hala çok korkutur. Şeytan filmine o dönem akademi de ilgisiz kalmaz. Film “en iyi film’ dahil 10 dalda Oscar’a aday gösterilir. Sonuçta ‘uyarlama senaryo’ ve ‘ses’ dallarında bu ödülü kucaklar.
Bu süreçte Yeşilçam, Şeytan’ı es geçmez. Metin Erkan imzalı izinsiz bir uyarlaması orijinal filmin hemen bir yıl ertesinde 1974’te çekilir. Filmin yapılması için teklifte bulanan aslında yönetmen Metin Erksan değil, ‘Saner Film’in sahibi yapımcı-yönetmen Hulki Saner’dir. Böyle bir film yapmanın hem gişede iyi iş yapacağı, hem de Türkiye’de bir olay yaratacığı düşünülür. Erksan Londra’ya gidip filmi izler, notlar alır ve romanı okur. Sonuçta ortaya bizim buralara uygun bir Şeytan uyarlaması çıkar. Ama film ancak 1981’de gösterime girebilir.
Yerli Şeytan uyarlamasında, kocasından ayrılmış bir anne (Meral Taygun), 12 yaşındaki Gül (Canan Perver), bir ruh doktoru (Cihan Ünal), bir din adamı (Agah Hün) ve cinayet masasından bir başkomseri izleriz. Film boyunca, orijinal filmin hikayesine paralel olaylar gelişir (tavanarasından gelen gürültüler, sallanan yataklar, yer değiştiren eşyalar). Sonuçta olaylar tek bir noktaya gelir; Gül’ün içine Şeytan’mı girdi, yoksa kız çıldırdı mı?
Şeytan, gösterime çıktığında ne bir olay yaratıyor ne de beklenilen ilgiyi görüyor. Uyarlamadan kaynaklanan sorunlardan dolayı film tam olarak dengesini bulamıyor. Kısaca yerli Şeytan’ımız ne bir tam korku oluyor ne de doğa üstü bir film. Ama Metin Erksan’ın o ince emeği gözlerden kaçmıyor. Yani bu film için bir fiyasko demek biraz acımasızlık olur. Şahsen ben gerek filmin orijinali olsun, gerekse bizim Şeytan olsun hala tırsıyorum. Anlayacağınız Şeytan’la şaka olmaz! Son olarak filmin finali anlatarak filmi izlemeyenleri üzmek istemem. Son bir ayrıntı filmde şeytan’ı seslendiren Pekcan Koşar, o ürkütücü sesiyle filmin orjinalinden geri kalmamıştı.
Peki bu hikayeden çıkarılan ana fikir ne diyorsanız. Kısaca şöyle diyeyim: “Şeytan aramızda ve şeytanlıklarını sürdürüyor.”
Benzer Yazılar
Mehmet Erdogan
1980 Isparta doğumlu olan bu görkemli kaybeden hayatın belli bir kısmını kapsayan mutsuz pazartesi günlerine karanlık bir Ankara sabahında uyanmaya devam etmektedir. Hayatın yan etkisini hatalı sollama ile geçmeyi denemekte olup, hala üç ev görse bir şehir sanmaktadır. Göğe bakma durağında, boş boş göğe bakıp o hiç gelmeyen otobüsü beklemektedir. Devlet Baba'nın şefkatli kolları arasında Bir Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumuna eşdeğer bir hayatı yaşamaktadır. O kadınları, kadınlarda onu sevmeye devam etmektedir. Bir plak sever ve koleksiyoner olarak her zaman doğru müziğin hayat kurtaracağı inancını kaybetmemiştir. Her daim mutlu kaybedenlerin sesi olmayı kendisine vazife edinmiştir. Afili cümlelerden anlaşılacağı üzere iflah olmaz bir Turgut Uyar hayranıdır. "Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta, her şey naylondandı o kadar..." diyerek konuyu kapatmıştır. Yoğun ısrarlar üzerine yurdun değişik köşelerinde DJ'lik performanslarına devam ederek, yurttaşların mutluluğu için yoğun bir çaba harcamaktadır...
Tüm yazıları | 88404d6a19d4 | [
"c4",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Soma’daki maden faciasına ilişkin başlatılan soruşturmanın takipçisi olacaklarını belirterek, "Sorumlular gözaltına alınanlarla sınırlı değil" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Soma’daki maden ocağı faciasına ilişkin başlatılan soruşturmanın takipçisi olacaklarını söyledi. Soma Adliyesi’ne gelerek savcılardan bilgi alan Tanrıkulu, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP’nin 4 genel başkan yardımcısının Soma’ya geldiğini belirten Tanrıkulu, “Bu bir kaza değildir, bu bir cinayettir. Gerçek sorumluların buraya getirilenlerle sınırlı olmadığını biliyoruz. Şirket sahibi Alp Gürkan ile Genel Müdür Ramazan Doğru’nun gözaltına alındığına ilişkin bir bilgim yok. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu davanın takipçisi olacağız’’ dedi. | 1e29ef6f6183 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Irak Başbakanı Haydar El İbadi, Cuma günü ziyaret ettiği Kerkük’te “İnsanliği kurtarmak için savaşıyoruz ve kahramanlarımızın da yardımıyla Hawija’ya gireceğiz ve insanlarımızı kurtaracağız” dedi. Hawija, Kerkük’ün sadece 50 kilometre batısında.
115 bin nüfuslu kent Haziran 2014’te IŞİD’in eline geçti. Kent, Kerkük petrolünün istikrarındaki stratejik önemi nedeniyle “Küçük Musul” olarak tanımlanıyor. IŞİD, Hawija’yı etrafındaki kentlere ve petrol rafinerilerine saldırı düzenlemek için kullanıyor. Bölgenin enerji altyapısını bu şekilde çökertmeye çalışıyorlar.
Kürt komutanlardan Muhammed Kadir, kentten her gün füze fırlatıldığını ve IŞİD’in alt edilmesinin bölgenin istikrarı için önemli olduğunu söyledi.
Hawija geçen ay Irak güçlerinin Şarkat bölgesini almasıyla kuşatma altına girmişti. Şarkat’ın alınmasıyla, IŞİD militanlarının Musul rotası da kesilmiş oldu.
ABD liderliğindeki koalisyonun hava desteği sayesinde Irak ve Kürt güçleri, yıl sonuna kadar Hawija’nın merkezine ilerlemeyi umuyor. IŞİD ile çatışmaların çetin geçmesi bekleniyor.
Hawija operasyonunda, Irak ordusundan 3 tümen, 11 tugay ile Şii Halk Seferberlik Güçleri’nin kuzey batı ve güneyden saldırması bekleniyor. Peşmerge güçleri de kuzey batından destek verecek. Muhammed Kadir, hazır olduklarını açıkladı.
IŞİD militanlarının, Hawija etrafına bubi tuzakları kurduğu ve hendekler kazdığı da gelen haberler arasında.
Cephedeki Kürt güçleri de son dört haftadır IŞİD militanlarının ve araçlarının uzaktan görülebildiğini ve IŞİD’in hendek kazmak dışında beton bariyerler de yerleştirildiğini söylüyor.
Kürt yetkililerden Albay Tarık Ahmed gözlem için dürbün ve drone kullandıklarını söylüyor ama IŞİD bunu engellemek için sık sık lastik yakarak bölgeyi dumana boğuyor. 10 IŞİD militanının da hendek kazmada kullanılan ekipmanı korumakla görevli olduğu belirlenmiş. Ahmed, bu hendeklerin patlayıcılarla doldurulabileceği uyarısı yapıyor.
Ay başında, Irak ve koalisyon uçakları, kente havadanbroşür dağıttı ve sivilleri IŞİD mevzilerinden uzak durma ve güvenli bölgelere gitme konusunda uyardı. Uyarı üzerine yüzlerce sivil, Irak Kürt bölgesine kaçmaya başladı. Kürt komutanlardan Shwan Hama Xarib, sivillerin hava saldırılarının yakında başlayacağının farkında olduğunu, bu nedenle de hızlı davrandığına dikkat çekiyor. | 65a7c04cf428 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
İsviçre teknolojisiyle 1963 yılında kurulan ve Bursa ile Uludağ arasındaki ulaşımı kolaylaştıran teleferik modernize ediliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından modernize edilen teleferikte yolculu seferler mayıs ayının sonunda başlayacak.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, teleferiğin deneme seferlerine katıldı. Başkan Altepe, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarıyla birlikte, Teferrüç’ten bindiği teleferikle Kadıyayla ve Sarıalan’a istasyonlarına gelerek, yeniden Teferrüç’e teleferikle döndü. Başkan Altepe, teleferikte deneme çalışmalarının yanı sıra istasyonlardaki eksiklerin de hızla giderildiğini belirterek "Bursa’nın simgelerinden biri olan Uludağ’a çıkarken en çok tercih edilen eski teleferik, 1963 yılından 2013 yılına dek, 50 yıl boyunca kente ve ziyaretçilerine hizmet verdi. Şimdi eski sistem modernize ediliyor ve yeni teleferikle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Artık vatandaşlarımız, yeni gondol sistemli teleferikle, Uludağ’a daha rahat çıkabilecekler." dedi.
Yeni sistem teleferikle eskisine göre yolcu taşıma kapasitesinin arttığını hatırlatan Başkan Altepe, "Artık sıkıntı yok, yolcuların sıra bekleme derdi de kalmayacak. 19 saniyede 1 kabin hareket edecek ve karayoluyla 35 kilometrelik yol, teleferikle 12 dakikada rahatça kat edilecek. Artık çalışmalarımızın sonlarındayız. Deneme seferleri yapılıyor. Yakında yeni teleferikle panaromik bir yolculukla Uludağ’a çıkılabilecek." şeklinde konuştu.
Teferrüç – Kadıyayla ve Sarıalan hattında deneme yapan Başkan Altepe, şunları kaydetti: "Yaklaşık 1 ay sonra, Mayıs ayının sonunda bu hat seferlerine başlayacak.” diye konuştu.
Daha sonra, yazın da teleferiği oteller bölgesine ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Altepe, yeni teleferiğin eskisine göre rüzgara daha dayanıklı olduğunu da vurgulayarak “Kabinler 75 - 80 kilometre rüzgara kadar rahatça dayanıyor. Artık rüzgar nedeniyle sefer iptali de yapılmayacak. Mevcut sistem yere daha yakın, yükseklik korkusu olanlar da rahatça teleferikten yararlanabilecekler. 8’er kişilik kabinlerde zevkli bir yolculukla Uludağ’a ulaşım sağlanacak. Yeni teleferik Bursa’ya değer katacak." CİHAN
İsviçre teknolojisiyle 1963 yılında kurulan ve Bursa ile Uludağ arasındaki ulaşımı kolaylaştıran teleferik modernize ediliyor.
İsviçre teknolojisiyle 1963 yılında kurulan ve Bursa ile Uludağ arasındaki ulaşımı kolaylaştıran teleferik modernize ediliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından modernize edilen teleferikte yolculu seferler mayıs ayının sonunda başlayacak.
İlgili Galeriler | fcc11f292503 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Kürtlerin muhalif sitesi olarak bilinen Nasname, son zamanlarda PKK tarafından kaçırılan çocuklarla ilgili PKK/BDP'yi sert bir şekilde tehdit etti. Sitede verilen açıklamada, "PKK/BDP yöneticilerini açıkça uyarıyoruz ve diyoruz ki, bu kirli ve kanlı oyuna son verilmezse hedef olacaksınız ve birileri de sizin Kolejlerde, Özel Okullarda ve Avrupa'da okuyan çocuklarınızı kaçıracaktır! Yarın çocuklarınız kaçırıldığında söyleyecek sözünüz olmayacaktır. Özgür Bireyler Topluluğu olarak bu güne kadar tüm öngörülerimiz doğrulandı. Görmediğimiz ve bilmediğimiz bir şeyi yazmadık ve söylemedik. İnsani görevimizi yaparak PKK/BDP yöneticilerini uyarıyoruz. Bu kirli politikalarınız sizin çocuklarınızın başını yiyecektir ve kısa zaman zarfında birileri de sizin çocuklarınızı kaçırmaya başlayacaktır." denildi.
BDP yöneticilerinin çocuklarını kaçıracak yeni bir oluşumun olduğunu ileri sürdürülen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Aldığımız bilgilere göre yaşanan kirlilikten rahatsız olan yeni bir oluşum, PKK/BDP yöneticilerine ve çocukları dağa götüren aracılara karşı eylem hazırlığındadır. Kısasa kısas yönetimini uygulayacakları öğrenilen yeni oluşumun PKK/BDP yöneticilerinin çocuklarını kaçırma dâhil beklenmeyen etkili eylemler için hazır bekliyorlar. PKK/BDP yöneticilerine diyoruz ki, Ya insanlaşın ve halkın çocuklarının hayatıyla oynamaktan vazgeçin; Ya da kendi çocuklarınızın hayatını hiçe sayın! Tercih Sizindir!"
Şeyhmus Çakan | 12f4d7891867 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ankara'da bugün meydana gelen kazalara birisi daha eklendi. Ankara'nın Çubuk ilçesinde Bir tır ile otomobilin çarpışması ile meydana gelen kazada 3 yaralı bulunuyor. Çucukta bir kavşakta çarpışan tır ile otomobil hasar görürken yaralılar en yakın hastaneye kaldırıldı.
Yusuf A.'nın kullandığı otomobil, Yakup G.'nin kullandığı Tır ile Rauf Denktaş ve İzzet Begoviç caddelerinin kesişim noktası olan kavşakta birbirlerine çarptı. Kaza sonucunda üük araçta bulunan şoför ile 2 kişi daha hafif yaralanarak tedavi altına alınırken, tır sürücüsünde herhangi bir sağlık sorunu meydana gelmedi. Yaralılar Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi'nde tedavi edildi. Yaralıların hayati bir tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.
Kazanan meydana geldiği kavşakta trafik ilerlemezken yoğun araç kuyrukları meydana geldi. Olay yerine gelen trafik ekipleri ile itfaiye kaza yapan araçları kaldırırken, temizlik görevlilerince yolda bulunan cam kırıklarının temizlenmesinin ardından, yol yetkililer tarafından trafiğe açılarak akış yeniden sağlandı. | 69017fcc278f | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Hayırsever vatandaşla birlikte hayratta incelemelerde bulunan Başkan Gürşat Kale; “İncirliova Belediyesi olarak eğitim ve öğretime büyük önem vermekteyiz. Elimizdeki olanaklar dahilinde ilçemizdeki tüm eğitim kurumlarımızın eksikliklerini giderme gayreti içerisindeyiz. Daha önce okul idaremizden gelen çeşmelerin yenilenmesi talebine olumlu karşılamış ve çalışmalarımızı başlatmıştık. İlçemizin tanınmış isimlerinden hayırsever vatandaşımız Hacı Cevriye Hanım da katkı sağlamak istediğini bizlere iletti. Böylece, İncirliova Belediyesi ile hayırsever vatandaşımızın da katkılarıyla dört adet hayrat yaptırarak öğrencilerimizin hizmetine tahsis ettik. Katkılarından dolayı Hacı Cevriye Hanım’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Özellikle eğitim ve öğretim kurumlarına büyük önem verdiğini dile getiren Koçarlı’dan gelme Hacı Cevriye Kocabıyık ise, “Elimizdeki olanakları ilçemiz ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için kullanabilmişsek ne mutlu bize. Önemli olan dinimizin ve geleneklerimizin gereği olan yardımlaşma ve işbirliğini gerçekleştirebilmektir. Belediyemizle birlikte burada yaptırdığımız dört adet hayrat okulumuza ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. | 469afbf7b7ec | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Kıble, yön veya yönelme manalarına gelmekte olup; İslami açıdan ise, namaz kılarken yöneldiğimiz kabe yönünü ifade etmektedir. Kıbleye yönelmek namazın olmazsa olmaz şartlarından yani farzlarındandır. Bundan dolayıdır ki, herhangi bir yöne doğru kılınan namaz geçerli değildir.
Dolayısıyla kıble bulma
yönünün iyi tespit edilmesi namaz ibadetinin sağlıklı bir şekilde ifası içinde önem arz etmektedir. Kıblenin kesin biçimde bilinmemesi durumunda namaz kılacak kişinin kıbleyi tesbit etmek için araştırma yapması gerekir. Gerekli araştırmadan sonra kıble olarak belirlediği yönde namazını kılar. Buradan hareketle kıble yönünün doğru tespiti için "Kıble Yönü
" ismini verdiğimiz siteden istifade edebilirsiniz.
Kıble bulma gibi önemli bir konuda doğru kabe yönü açısının tespiti pek mühimdir. Zira kıble yönünün araştırılmadan veya güvenilir olmayan kaynaklardan tespit edilerek belirlenmesi neticesinde kılınacak olan namazı da ifsada sokabilir. Doğru, güvenilir ve sapma açsının en asgari olduğu bir siteden kıble yönünün öğrenilmesi çok önemlidir. İşte bu noktada sapma açısına varıncaya değin sitemizden en doğru kıble yönüne ulaşabileceksiniz.
Gerek Türkiye ve gerekse birçok dünya merkezi ve bölgesine ait 33.000 şehir için Kıble yönünü kibleyonu.com
sitemizden kolayca öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda sitemiz vasıtasıyla kutsal mekanlara ait fotoğraflar ile (mekke resimleri, medine resimleri, kabe resimleri gibi) sizleri manevi alemlere taşıyacaktır. Yine Google Maps (haritalar) ile evinizin, işyerinizin veya bulunduğunuz mahallin uydu görüntüleri üzerinden kolayca kıble yönününüzü bulabileceğiniz sistemimiz mevcuttur. Buradan hareketle acaba evinizin, işyerinizin kıble yönü sapma olmaksızın kabe yönüne mi? Sorularınızın cevabını "Kıble" ismini verdiğimiz kibleyonu.org
sitemizde bulabileceksiniz.
From this site, for 33.000 the city center around the world can easily find Qibla direction
. | dedf11768f10 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu TRT Haber'e konuştu. Aydoğdu, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliğini ayırdığımız bin 321 kontenjan dışında 116 kişilik kontenjan daha boş kaldı. Yüzde 99'a yakın atama gerçekleşti dedi.
Hamza Aydoğdu'nun açıklamalarının satırbaşları:
-415 bin aday dışarıda atamayı bekliyor, ihtiyacımız ise 120 bin öğretmendir.
-Toplamda 550 bin kişi il içi, iller arası ve eş durumu talebinde bulundu. Bu yıl içinde 2. bir iller arası ve il içi ataması olmayacak.
-Atanamayan öğretmenlerden randevu isteyen bütün adaylarla görüştük, dertlerini dinledik. Ama bize verilen kadro 37 bindi bunun dışında atama yapamıyoruz.
-Son üç yıldır Ağustos ve Şubat ayında atama yapıyoruz. Fakat 2016 Şubat ayında atama olup olmayacağını bilemiyorum, Ağustos ayında atama olunca Şubat'ta atama yapılacak mı? Bunun cevabı hükümette, ben bunu bilemem. Öğretmenlerimiz buradan gerekli mesajı alabilirler.
-İhtiyacımız olduğu sürece ücretli öğretmenlik devam edecektir.
-En çok ihtiyaç duyduğumuz branşlar; İngilizce, sınıf, fen ve teknoloji, din kültürü ve ahlak bilgisi, rehberlik ve ilköğretim matematik öğretmenliği. | a1ae257b7ab9 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Postmodern darbe “darbe” sayılmıyor.. “İyi çocuklar” darbe yaparsa o darbe darbe değildir.
Hem bir defa darbe yapmakla demokrasi yara almaz.. Her darbe yeni bir darbedir..
Mesela postmodern savaş da savaş sayılmaz. Ona “asimetrik savaş” da diyebilirsiniz mesela..
Terör bir savaş türü müdür? Psikolojik savaş, kimyasal savaş, biyolojik savaş, nükleer savaş, siber savaş. O kadar çok savaş çeşidi var ki. Siz hangi tür savaşı arzu ederdiniz.. Ekonomik savaş mesela. Çocuklar savaş oyunlarına bayılıyorlar.. Siz sıcak savaş mı seversiniz, soğuk savaş mı?
Savaşsız bir dünya mümkün mü? Bugün insanlar kendi ile savaşta. Akılla vicdan savaşıyor aslında.. İnsan insanla, insan tabiatla, sonuçta insan Allah’la savaşta..
Mesela Japonya’da, İskandinav ülkelerinde intiharla ölenlerin sayısı doğuda terörden hayatını kaybedenlerden fazla. Hele kendini uyuşturucuya, alkole vuranların bu sebeble ölümlerini de, ya da ölümden beter hayatlarını da hesaba katarsanız durum hiç de iç açıcı değil.
Bilmiyor olamazsınız, cehennemin ateşi Esed’in, Putin’in ateşinden daha yakıcıdır ve daha çok yeri kapsıyor aslında.. Ama insanlar Esed’in cehenneminden kaçarken, öte yandan cehennem ateşine doğru koşuyorlar. Esed’in ateşinden kaçanlara yardım edenler, cehennem ateşine doğru koşanlara nedense ötekiler kadar ilgi göstermiyorlar..
BOP çerçevesinde 22 ülkenin sınır, rejim ve yönetiminin değiştirilmesi konuşuluyordu. Bu 22 ülke namlunun ucunda demektir.. Kriz sadece 22 ülke ile sınırlı da değil.. En kritik ülkeler Arap ülkeleri. Ardından Afrika, Balkanlar, Kafkasya ve Asya ülkeleri ve Latin Amerika..
Afganistan, Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Yemen, Libya, Tunus’dan ibaret değil kriz. Ukrayna, Ermenistan, Gürcistan, Çeçenistan, Yunanistan, Nijerya, Çad, Mali.. Daha sayalım mı..
Mesela Egenekon ve Balyoz da postmodernbir darbe girişimin devamı idi. Paralel yapı da aynı postmodern savaşın bir parçasıdır..
Postmodern darbe aslında postmodern savaşın bir başka biçimidir.. Bana kalırsa Özhaseki’nin, Paralel yapının 25 yıl önceki, “Fabrika ayarları”na geri dönerse bu hesaplaşmanın sona ereceği görüşü çok gerçekçi bir tesbit değil.. 25 yıl önceki fabrika ayarları, CIA, MOSSAD, MI5 ve Vatikan’ın verdiği bir ayardı ve paralel yapı bu kuşatma hareketinin taşeron örgütü idi. AK Parti’yi ele geçirerek, BOP üzerinden öncelikle 22 ülkenin rejim, sınır ve iktidar yapısını değiştirmeyi hedefliyordu.. Bugün bu ülkelerde yaşanan trajedi, Paralel yapı ve BOP’un çöküşü sonrası, sürecin dindarların eline geçmesini önlemek için eski diktatörlük rejimleri ile işbirliği arayışının ürünüdür. Baradey ve Tony Blair’in Mısır’a danışman yapılması bu projenin bir parçasıdır.. Tabii asıl plan, Sisi’nin askeri koruması arkasında sistemin kendi planlarını hayata geçirme girişimi idi ama, o da çöktü.
Paralel yapının fabrika ayarlarına geri dönmesi durumunda operasyonların duracağı görüşü, yaşanan süreç açısından bürokrasi, emniyet, istihbarat ve güvenlik birimlerinde ciddi anlamda olumsuz bir etki oluşturmuştur.. Yargıtay’ın Ergenekon davası ile ilgili verdiği karar Paralelciler için de bir umuda dönüşmüştür..
Esasen Ergenekon davasındaki hukuksuzluklardan, uydurulan evraklardan, usulsüzlüklerden Paralel çete sorumludur.. Ergenekon davasındaki hukuksuzluklar, hukuk ihlalleri sebebi ile Paralel yapı aleyhine yeni davalar açılmaması gerekir.
Öte yandan Ergenekon davasını tümden ortadan kaldırmak bir cinayet olur.. Ya da Ergenekon davası ortadan kaldırılacaksa, 28 Şubat’ta başlayıp etkisi hâlâ devam eden, merkezi TSK içinde olan, Media, Mafia, Sermaye, Siyaset, Bürokrasi ve STK içinde olan, dış bağlantıları olan derin çeteyi ortaya çıkartacak yeni bir soruşturma açılmalı ve sorumluları sanık sandalyesine oturtulmalıdır.. Evet, bana göre de Ergenekon davasında en az sanıkların üçte ikisinin bu iş ile doğrudan bir alakası yoktur..
Ne paralel, ne de Ergenekon-Balyoz davası, 28 Şubat davasının üzeri örtülemez. Eğer gerçekten pişmanlık duyuyorlarsa etkin pişmanlıktan yararlanabilirler. Gasbettikleri paraları iade etmek zorundalar.. Verdikleri zararı tazmin etmeliler.. Bu iş sadece derin devlet ve bilinen Paralel devletle sınırlı kalmamalı, başka Paralel yapılar da var.
Gerçekten pişman oldularsa çaldıklarını geri versinler, itirafta bulunsunlar, yabancılarla kurdukları karanlık ilişkileri sona erdirsinler, belki o zaman bazı şeyler yeniden düşünülebilir. Paralel yapının 25 yıl öncesine geri dönmesi çözüm değil yeni bir tehdite kapı aralamak anlamına gelir.
Gülen hareketinin 1962’den başlayarak hiçbir dönemi meşru, kabul edilebilir değildir.. Gülen hareketini aklamak da mümkün değildir.. Paralel yapı ile anlaşacaksanız PKK ile de anlaşın. İsrail ile de anlaşın, Ergenekoncularla da anlaşın.. Erdoğan; Çetin Doğan ve Hurşit Tolon’u Beştepe’ye davet etsin. Özür de dilesin mi, mesela Büyükanıt ve İlker Başbuğ’dan! Başka bir emriniz var mı?. Mafyayla da anlaşın.. Cem Uzan’la da, Koç’la da, Doğan’la da, anlaşın. Onlarla niye kavga ettiniz ki o zaman.. Halis Toprak’ın çocuklarına mallarını geri verin.. Mason Locaları ile de anlaşın. BÇG ile ADD ile ÇYDD ile Dev-Yol/Dev-Sol’la da anlaşın.. ABD’ye, AB’ye, Vatikan’a, İsrail’e “Hayır” demekten vazgeçin.. Temelden çözelim sorunu; Erdoğan Gülen’den ve “One Minute” için İsrail’den özür dilesin, bitsin bu iş..
Birileri bu konuda zihinleri bulandıran açıklamalar konusunda “iyi niyetli” olabilir ama, dinleyenler o sözden başka şeyler anlayabilirler. O zaman o “iyi niyet” kendilerini kurtarmaya yetmeyebilir.. Bazan cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir..
Postmodern bir savaşla karşı karşıyayız, içimizdeki kriptolara dikkat. Bazan merhamet mazarrat sebebidir. Selâm ve dua ile.. | a8f704644f44 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
‘Takım Bizi Ümitlendirdi’
Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup takımlarından Yeni Malatya Spor’da Teknik Direktör Ufuk Sarı, futbolcuların şampiyonluk hedefini kaldırabilecek düzeyde olduklarını söyledi.
Sarı, takımın her maça galibiyet için hazırlandıklarını kaydederek, “Daima galibiyet için hazırlanıyoruz. Kimse mağlubiyet ya da beraberlik için karşılaşmalara hazırlanmaz. Hele hele Malatya takımı hem içerde hem de deplasmanda oynadığı rakiplere karşı 3 puan almak için hazırlanıyor. Çalışmalarımızdaki bütün planlarımız, isteğimiz ve arzumuz hep galibiyet üzerinedir” dedi.
“TOP KALEYE GİRMEZSE YAPABİLECEĞİNİZ BİR ŞEY OLMUYOR”
Bozüyük maçında takımın iyi bir performans ortaya koyduğunu ifade eden Sarı, “Turtutluspor maçındaki puan kaybını Bozüyük deplasmanında telafi etme arzusundaydık. Motivasyonumuzda çok iyiydi. Futbolcularımızda bir hayli istekliydi. Ama 15. dakikada kalemizde golü gördük. Ancak şunu tüm samimiyetimle söylüyorum ki, maç bitene kadar oyunun kontrolü bizim elimizdeydi. Net gol pozisyonlarına da girdik. Futbolda doğruları yaptığınızda eğer o gün şans yanınızda değilse, top kaleye girmeyi istemiyorsa ne
yaparsanız yapın olmuyor. Bozüyük’te de böyle bir maç yaşadık” diye konuştu.
“DOĞRULARI YAPMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”
Tecrübeli teknik adam, takım olarak doğruları yapmak için mücadele ettiklerini belirterek, “Göreve geldiğim günden beri hep söylüyorum takım olabilmek, ekip olabilmek, form yakalayabilmek, o formun devamını sağlayabilmek kolay bir şey değil. Göreve ilk geldiğim gün hedefimiz şampiyonluk dediğimde, kimilerine göre hayal olarak gelmiş olabilir. Ama başkanımız bizim liderimiz. Kendisi bu hedefi koymuş. Aynı şekilde bende teknik direktör olarak futbolcularıma bu hedefi göstermek zorundaydım. Hiçbir takım sezona ikinci olacağım, beşinci olacağım ya da orta sıralarda idare edeceğim diye başlamaz. Bütün takımlar şampiyonluk hedefiyle sezona başlar. Hele hele Yeni Malatya Spor tabi ki şampiyonluk hedefiyle sezona başlayacaktır. Ama olumsuzluklarımız var. Bunlardan bahsetmek istemiyorum. Bana yakışmaz. Daha önceki gazeteci arkadaşlarımızla yaptığımız röportajda, buraya mazeret üretmeye gelmediğimi söyledim. Bu sebepten dolayı mağlup olduk demeyeceğim. O mağlubiyetlerin sorumluluğunu üzerime alıyorum. Ama şunu da
açık yüreklilikle söylemeliyim ki, futbolcularım inanıyor, yönetim kurulumuzda bizlere inandığı müddetçe biz doğruları yapma mücadelesi içerisinde olacağız” şeklinde konuştu.
“TAKIM BİZİ ÜMİTLENDİRDİ”
Bozüyük maçında takımın oyunun kendilerini geleceğe dair ümitlendirdiğini kaydeden Sarı, “Turgutluspor maçında da futbolcularımın performansı iyiydi. O konuda ben futbolcularımı eleştirmem. İstekilerdi, çalıştılar, koştular. Ama bizim istediğimiz futbol anlamında sahaya istediklerimizi yansıtamadılar. İstekleri konusunda eleştiremem ama eleştirim sadece bizim istediğimiz oyunu ortaya koyamamalarıydı. Bozüyük maçına gelince, inanın ki istediğimiz şeylere yakın güzel işler çıktı. Çok pas yaptık, kanatlara indik ve pozisyon aradık. Bunun neticesinde de 10’a yakın pozisyonumuz vardı. Bu maç için gol atılamamış, skor değiştirilememiş olabilir. Ama bu oyunu sergileyebilmek ve takım olarak bunu ortaya koymak bizi geleceğe dair ümitlendirdi” dedi.
“FUTBOLCULARIM ŞAMPİYONLUK HEDEFİNİ KALDIRABİLİR”
Tecrübeli teknik adam, futbolcuların şampiyonluk hedefini kaldırabilecek düzeyde olduğunu ifade ederek, “Takım istediğimizi yapmaya başladık. Birbirimizi anlamaya başladık. Göztepe maçına kadar oynayacağımız 3 maçı kaybetmeme düşüncesi vardı. Ancak Turgutlu ve Bozüyük maçında istediğimizi yapamadık. Antrenmanlarımızı yapıp, çalışıyoruz. Futbolcularımız istediğimizi yapmanın peşindeler. Bir şeyi ne kadar çok isterseniz, istediğiniz olur. Yapı olarak bende hırslı bir insanım. Şampiyonluk hedefinin takımımızda stres oluşturacağına inanmıyorum. Bunu kaldırabilecek bir oyuncu kadrosuna sahibiz. Defalarca şampiyonluk yaşamış bir oyuncu grubumuz var. Şampiyonluk hedefi değil de Malatya’da oynamak biraz ağır gelmiş olabilir. Hep söylediğim bir şey var, Malatya o anlamda ağır bir şehir. Futbolu bilen, futbol kültürü olan, her oyuncunun kaldırabileceği ya da Malatya şehrinin beklentilerine cevap verebileceği psikolojik baskıyı kaldırmayabilir. Ama şampiyonluk hedefini bu futbolcu kadrosu kaldırabilir” diye konuştu.
“YOĞUN BİR MAÇ TEMPOMUZ VAR”
Yoğun bir maç temposunun kendilerini beklediğini vurgulayan Sarı, “Pazar günü Göztepespor ile oynayacağız. Yoğun bir maç tempomuz var. Rotasyonu sağlamamız gerekiyor. Biz iyi bir ekip olup, iyi bir takım oyunu oynayacağız. Kişilere endeksli olmayan, ne yaptığını bilen, hem hücumda, hem defansta ne yaptığını bilen, bunu da maçın genelinde uygulama isteği ve arzusunda olan bir takım olacağız. Bunu ortaya çıkardığımız zaman görev verildiği takdirde 26 futbolcumuzda takıma katkı sağlayacak. Bu doğrultuda çalışmalarımızı yapacağız” şeklinde konuştu. | 2c5ef95d8d8c | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Winamp ses kalitesini artırma eklentisi
Enhancer Winamp Plugin winamp yaması ile Winamp programından çok daha iyi kalitede ses alabilirsiniz. Gelişmiş ses efektleriyle müzik dinlemeye farklı güzellikler katıyor.Ücretsiz.
Bas ve tiz seslerde eksiklik, müzik keyfinizi bozan ses uyumsuzlukları… Winamp’ın sesi müzik kulağınıza uyumsuz geliyorsa; çözüm, sesleri sizin isteğinize göre manüel veya otomatik olarak rafine eden Enhancer.
Bu ücretsiz eklenti, şarkıların tınısını kaydırma çubuklarının pratikliği ile iyileştirmeyi vaat ediyor. Kaydırma çubukları ile şarkılarınızın ses seviyesini, bas ve tiz ayarını kolaylıkla yapabilirsiniz.
Ses optimizasyonu
CTRL+P tuş kombinasyonu ile Winamp’ın seçenek menüsünü açıyoruz ve yandaki menüden “DSP/Effect”i seçiyoruz.
Karşımıza çıkan seçeneklerden “Enhancer”ı işaretledikten sonra, alt kısımda “Configure active plug-in” düğmesi ile Enhancer’ı başlatıyoruz. Şimdi kontrol bizde: Müziğimizi ister manüel olarak, ister eklentiye dâhil edilen hazır ayarlardan birini seçerek değiştirebiliriz. Hazır ayarlara ulaşmak için, “Preset” seçeneğini işaretliyoruz. Bu noktadan sonra bize, müziğimize (ve zevkimize) uygun olan ayarlardan birini seçmek kalıyor. Örneğin, HipHop türü müzik için “Drums boost” seçeneğini kullanabilirsiniz.
Boyut: 104 Kb
Dil: İngilizce
Lisans: ÜcretsizHemen indir | f21ea55e535e | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
Barış Abimiz ne güzel söylemiş. “Bugün bayram erken kalkın çocuklar/Giyelim en güzel giysileri/Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi”
Evet bugün bayram. Barış Abimizin de dediği gibi en güzel giysilerimizi giydik. Sabah bayram namazımızı da kıldık. Büyüklerimizin ellerini de öptük. Peki sen sonra ne yaptın diyecek olursanız arkadaşlarla buluşup go-karta gittik. :) Artık büyüdük ya eskisi gibi misafir beklemiyoruz. Hani diyorlar ya nerde o eski bayramlar diye aslında şöyle bir düşünürsek o eski bayramları yok edende biz gençleriz galiba.
Yukarıda en güzel giysilerimizi giydik diye yazdım. Fakat bu güzel giysilerimizi giyerken bir yerlerde yardıma ihtiyacı olan, üstünde kıyafet olmayan insanların olduğunu da unutmayalım. Hatta elimizden geldiğince yardımda bulunalım. Birde üzmeyelim bugün annemizi demiş Barış Abi, sadece annemizi değil hiç kimseyi üzmeyelim. Kimse birbirini üzmesin hatta. :)
Sosyal mesajımızı da verdikten sonra kısa ve öz cümleyle bitireyim yazımı. Fazla uzatmadan.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun. | 28482dfd06b1 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Evet, aynen bu başlığı atma mutluluğunu yaşıyorum, yazımı dikte ettiğim şu dakikalarda (00.30) evimin 300 metre ilerisinde Erzurumspor’un Tesisleri’nde şampiyonluk kutlamalarından gelen davul-zurna eşliğinde…
Bütün pisliklere rağmen, bu takım bugün Erzurum insanına güzel anlar yaşattı, yaşatmaya da devam edecek…
Bendeniz de en az sizler kadar şampiyonluk sevincine susamış bir Erzurumlu olarak;
Teşekkürler futbolcu kardeşlerim!
Teşekkürler teknik heyet, malzemeci emektarlar!
Teşekkürler taraftarın bu seneki Cem babası (Cem Bakırcı)!
Karda kışta, yağmurda çamurda, soğukta ayazda uzak ya da yakın mesafede, gurbet ellerde takımını yalnız bırakmayan kadirşinas taraftar asıl sizlere teşekkürler…
Teşekkürler Zafer Aynalı, Süha Dengizek, İbrahim Erkal, Murat Balkuş, Cemal Şengel, Selami Altınok ve isimlerini sayamadığım Erzurum sevdalısı güzel insanlar…
Bazı siyasiler bu başarıya hemen atlamasınlar ağızlarının paylarını alırlar…
Ve özellikle teşekkürler Sayın Mehmet Sekmen ve Ali Demirhan…
Neden özellikle?
Çünkü bu şehirde dedikodu yapmaktan başka ellerinden bir şey gelmeyenlere inat birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiniz…
Ve bu şehirde sahip oldukları sözde bir iki yayın organı ile yıllardır işlerine gelmeyen zavallı kişileri köşelere sıkıştırıp söğüşleyen, çirkin işler yapan, kendilerini yazar çizer sözde gasteci olarak tanıtan, her zaman gücün yanında yer almasını bilen fırıldakların oyununa gelmediniz…
Onlar ki son 2 maç öncesine kadar yine sizi birbirinize düşürmeye çalıştılar, siz resmettiğiniz görüntülerle bu takıma sahip çıkan insanları daha çok kenetlediniz… Bunu önceki maçta stadı tıklım tıklım dolduran taraftar gösterdi…
Bugün Erzurumspor taraftarları olarak gururlu bir günü yaşarken, futbolsever ve Trabzonsever bir kişi olarak da üzüntülü anlara tanık olduk.
Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasında taraftarın hakeme acımasızca saldırması çok çirkindi ve bu olayla da dünyaya rezil ettiler kendilerini…
Bekle bizi 2. Lig GELİYORUZ!
Birkaç ay önceden şimdiye kadar ağzımızdan düşmeyen “Vallahi olaacaaak, billahi olaacaaak; Erzurum bu seneee şampiyon olaacaaak!” hoş makamlı sözler neyse ki gerçek oldu da biz de bu iddialı yeminle fazla günaha girmeden kurtuldukJ).
Şimdi yukarıdaki “Bekle bizi 2. Lig GELİYORUZ!” sloganıyla meydan okumamız için de umarım şehrin pisliklerini daha bir ayıklayarak yine birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip gerekeni yaparız.
Bugünkü Trabzonspor-Fenerbahçe maçını özellikle vurguladım, hepimize ders olsun!
Dürüst ve samimi yönetim, iyi bir teknik ekip ve futbolcularla yolumuza devam ederiz.
Çirkin tezahüratlardan arınmış, başarıyı alkışlayan, başarısızlığı Dadaşalar’a yakışır türde eleştirilerle bertaraf eden taraftarla neden eski günlere dönmeyelim ki? | d22478067f75 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bu sabahtan itibaren de uçaklara da alkol ve glikoz karışımı sıvıyla yapılan, "Anti-Icing" işlemi uygulandı. Uçaklar kanatlar ve gövde üzerindeki gizli buzlanmaya karşı, "Anti-Icing" işlemiyle buz çözücü özel sıvılarla yıkanıp seferlere çıkıyor. Öte yandan iptal olan seferlerin yolcuları otele alınırken isteyen yolcular da bilet değişikliği işlemi yapılıyor.
Bu arada Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne (DHMİ) bağlı Atatürk Havalimanı "kar timi", kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle pistlerin buzlanmaması için gece boyunca çalışma yaptı. | 4c0f3514ccb0 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Narman ilçesinde öğrencilerin derslerinde daha başarılı olması için bir okulun koridorları "matematik", "İngilizce", "sosyal bilgiler", "Türkçe" gibi farklı alanlarda eğitim sokaklarına dönüştürüldü.
18 Mart Ortaokulu'nda başarıyı arttırmak ve bilgilerin kalıcı olmasını sağlamak için okul yönetimi tarafından çalışma yapıldı. 336 öğrencinin eğitim gördüğü okulda, merdivenlere İngilizce cümleler yazıldı.
Her koridora farklı branşlarda bilgiler yazılıp, görsel içerikli broşürler asıldı. "Matematik", "İngilizce", "sosyal bilgiler", "Türkçe" gibi farklı alanlarda 7 eğitim sokağı oluşturuldu.
Öğrenciler, özellikle teneffüslerde eğitim sokakları ve merdivenlerde yazılı kısa ve öz bilgilerden de yararlanıyor.
Okulun matematik öğretmeni Halil Yaşar, bir eksikliği gidermek ve öğrencilere daha faydalı bilgi vermek için çalışma yaptıklarını belirtti.
Yapılan ç
Haberin devamı için TIKLAYINIZ | 9c082dc72e8c | [
"c4",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Davutoğlu: Türkiye-Halep Bağlantısını Kestirmeyiz!
AK Parti Genel Merkezi'nde Kanal 7 Televizyonunun canlı yayınına katılan Davutoğlu, 4 yıldır Türkiye'nin etrafında bir ateş çemberi olduğunu, Türkiye’nin bunu görmesi gerektiğini söyledi. Davutoğlu, "Herkes rahat etsin, biz hiçbir zaman Türkiye'yi maceraya ve riske sokacak bir adıma izin vermeyiz. Ama Türkiye'yi oldu bittilere getirecek bir tavra da sessiz kalmayız. Bilinsin ki, Türkiye'nin sınır boylarında belli yapıların oluşmasına da izin vermeyiz. PYD ve PKK ilişkileri Türkiye'yi tehdit edecek hale gelirse buna da kayıtsız kalmayız" dedi.
Türkiye ile Halep arasındaki koridorun çok önemli olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Biz sınırlarımızda Türkiye'yi tehdit etmeyecek şekilde bir yapılanma isteriz. Türkiye ile Halep arasındaki koridorun, Halep halkının güvenliği için kapanmamasını isteriz. Kapanırsa Halep'te yaşayan yüz binlerce insan ya aç kalacak ya da Türkiye'ye mülteci olarak gelecek. Kendi sınırlarımızı korumak amacıyla sınır hattında güvenlik tedbirleri aldığımız doğrudur. Sınır ötesinde Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek bir durum söz konusu olursa bunun için gerekli tedbirleri alma talimatı verildi."
Davutoğlu, Suriye bölgesinde başka riskler nedeniyle koridorun kapatılması veya Halep'le bütün bağlantının kesilmesi halinde neler yaşanacağına ilişkin soru üzerine, şunları dile getirdi:
"Onun olmaması içinde gerekli tedbirler alınır ama bu tedbirler Türkiye'nin doğrudan müdahalesi anlamına gelmeyebilir. Yani Türkiye'nin Halep ile irtibatını kesecek, Türkiye'nin güneyinde bir oldu bitti şeklinde DEAŞ'ın, PYD'nin, başka yapıların veya rejimin bir takım yapılanmalar içine girmesine sebebiyet verecek gelişmeleri engellemek için gereken tedbirler alınır ama bu tedbirlerin hepsi mutlaka müdahale edeceği anlamına gelmeyebilir. Bunu herhalde yorumlayacak olanlar ne demek istediğimi anlarlar."
Başbakan Davutoğlu, TBMM Başkanlık seçimindeki başarısına ilişkin, "Şu ya da bu partinin AK Parti'yi desteklemesi dolayısıyla olmadı. Böyle bir destek de söz konusu değil. Herkes kendi yolunda yürüdü. Biz muhatabımız olan siyasi aktörlerin tutumlarını tek tek gözleyip, 'En doğru tavır ne olur' bunu belirledik" diye konuştu.
Davutoğlu, çıkardıkları adaya destek konusunu pazarlık meselesi yapmayacaklarını belirterek, "MHP kendi adayını çıkardı. MHP bize destek olmuş değil. MHP kendi çizgisinde yürüdü. Biz kendi çizgimizde yürüdük. Kendi başarısızlıklarını başka partilerin tutumlarına kimse yüklememeli. Sayın Bahçeli de, aslında 'Dördüncü tura adayımız kalmazsa' demekle aslında CHP'ye bir mesaj vermiş oldu. Bize değil CHP'ye mesaj verdi. Yani 'Gelin İhsanoğlu'na destek verirseniz dördüncü turda da biz desteği devam ettiririz', dedi. Nitekim onların da ortak çatı adayıydı. Burada MHP'nin mesajı bize değil CHP'yeydi. Bahçeli'nin mesajı CHP'ye idi. Bunu ben böyle okudum üçüncü bir taraf olarak" şeklinde konuştu.
Milletvekillerinin bu konuda ilkeli tutum sergileyeceğini bildiğini dile getiren Davutoğlu, "Dolayısıyla burada AK Parti kazanmadı, ilkeli duruş kazandı. Burada çözüm arayan yöntem kazandı" dedi.
Davutoğlu, Türkiye'de, AK Parti olmadan herhangi siyasi bir denklemin oluşturulamayacağının da görüldüğünü vurguladı.
Davutoğlu, "Şu anda ortada matematiksel olarak olabilecek ya AK Parti-CHP koalisyonu vardır ya AK Parti-MHP koalisyonu. Diğer alternatifleri sağ olsunlar yaptıkları açıklamalarla birer birer tükettiler. Bizim görüşmemize gerek kalmaksızın tükettiler" şeklinde konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Niyetiniz, arzunuz bir koalisyon hükümeti kurmak mı yoksa bir erken seçime götürmek mi?" sorusu üzerine, "bir şeyin olmayacağı üzerine hesap yapmadığı"nın altını çizerek, şöyle devam etti:
"Siyasette ihtimallerin hepsini düşünmeyen bir zihin, çözüm üretemez. Her ihtimali düşüneceksiniz. İlkesel olarak size çok zıt düşen ihtimaller az olmak üzere veya onları kenara koyabilirsiniz. Şimdi burada dolayısıyla yola başlarken, erken seçime gitmek üzere yola başladınız mı zaten başarılı olamazsınız. Yani niyetiniz neyse sonuç oraya gelir. Denilir ya 'Niyet hayır, akıbet hayır'. Niyeti düzgün olmayanın akıbeti hayır olur mu? İşte meclis başkanlığında niyet düzgün olmadığı için onlar için akıbet hayır olmadı. Bizim niyetimiz düzgün, akıbet hayır. Burada da koalisyona başlarken 'Olmasın' diye başlamam. Böyle olsa günlerdir niye istişare edelim, niye bir sürü komisyon kuralım, niye çalışma yapalım? Kimle olur, nasıl olur, hangi zamanda olur, hangi ilkeler etrafında olur, bunlar müzakere konusu."
Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın erken seçim istediğine yönelik analizler bulunduğu hatırlatılarak yapılan "Pekala gönlünüzden bu geçiyor ve saklıyor da olabilirsiniz. Sonuçta bu süreç her halükarda yaşanacak" değerlendirmesi üzerine, "Ben her şeyi yaparım, millete saygısızlık yapmam. Benim gönlümden ne geçtiği değil, milletin gönlünden ne geçtiği önemli. Millet bize 'Hükümet kur' dedi. Ben tutup da millete dönüp, 'Ya sen hata yaptın, haddini bil. Bize niye böyle dedin?' demem. Milletin dediğini yapmaya çalışırım. Ama karşı taraf yapmıyor da. Sonuçta erken seçime gideceksek, onun kararını da millet takdir eder, ben takdir etmem. Giderken psikolojik olarak da zihinsel olarak da siyaset planlaması anlamında da hazırlıklı gideriz, konuşuruz. Nihayet bu bir uzlaşı meselesidir. Uzlaşamazsak gerekçesi biz olmayız" diye konuştu.
''Koalisyona en az ihtiyaç hisseden biziz''
Başbakan Davutoğlu, "Herhalde, 41, 25, 16 rakamları dikkate alarak bir paylaşım olur" sorusu üzerine, adalet esasına dayanmayan hiçbir güç paylaşımının başarılı olamayacağını dile getirdi.
Buna yönelik bazı şeylerin basına yansıtıldığını aktaran Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Özellikle CHP kanadından bu tür şeyler geliyor. Dönüşümlü başbakanlık. Ya da işte yüzde 50, yüzde 50 paylaşım. Kusura bakmasınlar bu matematiğe de aykırı, mantığa da aykırı, psikolojiye de aykırı. Siyasi ahlak bakımından o tür yaklaşıma da aykırı. Milletin vermediği hiçbir şeyi kimseye biz vermeyiz. Bunu da söyleyeyim. Millet bize yüzde 41 verdiyse, 'Sen evet koalisyon kur ama gücün senin bu' demiş oluyor. CHP'ye de yüzde 25 demişse, 'Gücün senin de bu veya MHP yüzde 16' demişse. Herkesin bu anlamda mutabakata bakması. Ama şöyle bir şey bizim zinhar kabul edebileceğimiz bir tutum değil. 7 Haziran'dan bu yana son derece uzlaşmacı bir tavır sergiledik diye koalisyona muhtaç bir parti durumunda değiliz. Koalisyona en az ihtiyaç hisseden biziz. Bunu da açık söyleyeyim. Ama ülkenin hükümete ihtiyacı olduğu için biz bu çabayı gösteriyoruz. Yoksa AK Parti'nin herhangi bir şekilde 'Hemen koalisyon yapalım' diye bir zorunluluğu, bir mahkumiyeti bu anlamda yok. Ama ülkenin kaybedecek vakti yok. Sınırlarımızdaki gelişmelerden dünya ekonomisindeki gelişmeye kadar bir an önce bizim işleyen bir hükümete sahip olmamız lazım. Herkesin de bu sorumluluk içinde şimdiden muhatabımız olacak olan genel başkanlara bu anlamda bir mesaj olarak da bunu iletmek isterim. Herkes olmayacak şeyi talep ederek, süreci uzatmasın."
"Türkiye'yi savaş ve benzeri risklerin içine sokmadık"
Davutoğlu, Suriye sınırındaki gelişmelere ilişkin, 4 yıldır Türkiye'nin etrafında bir ateş çemberi olduğunu vurgulayarak, bütün Türkiye’nin bunu görmesi gerektiğini belirtti. 13 yıldır etraftaki savaş atmosferini Türkiye'ye yansıtmadıklarını dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bu savaş psikolojisinin Türkiye ekonomisine yansımasına izin verdik mi? Daha vidaları sıkan bir siyasi yapıya mı gidelim dedik yoksa özgürlükleri genişlettik mi? Hiç bir zaman paniğe kapılmadık. Türkiye'yi savaş ve benzeri risklerin içine sokmadık. Ama sınır ötesi gelişmelere kayıtsız da kalmadık. Ağır ithamlarla suçlandık, DEAŞ'a destek vermiş gibi. 7 Haziran'dan çıktık hala istikrarlı bir ekonomi seyrediyor. Toplumsal huzur devam ediyor. Bir taraftan Suriye ve Irak'ta deprem yaşanıyor. Yunanistan'da ekonomik deprem var. Herkes rahat etsin, biz hiçbir zaman Türkiye'yi maceraya ve riske sokacak bir adıma izin vermeyiz. Ama Türkiye'yi oldu bittilere getirecek bir tavra da sessiz kalmayız. Bilinsin ki, Türkiye'nin sınır boylarında belli yapıların oluşmasına da izin vermeyiz. PYD ve PKK ilişkileri Türkiye'yi tehdit edecek hale gelirse buna da kayıtsız kalmayız. Suriye içinde de DEAŞ'a karşı en net tavrı biz sergilemişizdir. Hiçbir şekilde terör örgütlerine müsamaha göstermedik. Ama hiçbir zaman Türkiye ne Arap, ne Kürt, ne Şii, ne Sünni fobisiyle hareket etmedi. Hepsi bizim kardeşimiz."
Davutoğlu, Suriye'de zalim bir rejim olduğunu ve halkını katlettiğini, Türkiye'nin bu zalim devletin faturasını ödemek zorunda bırakıldığını kaydetti.
''Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden bir durum olursa yarını da beklemeyiz''
Türkiye'nin DAEŞ ve Suriye'deki yönetimin yaptığı zalimliklere her türlü duyarlılığı gösterdiğini, Suriye halkına destek sağladığını, Suriye'de kendi halkını koruyan ılımlı muhalefete destek göstermekte tereddüt etmediklerine işaret eden Davutoğlu, şunları anlattı:
"Zamanla Suriye yönetimi ile DEAŞ öyle bir taktik yaptılar ki koalisyon anlamında Suriye yönetimi ılımlı muhalefete havadan saldırılarda bulundu. Ilımlı muhalefetin boşalttığı yerlere de DEAŞ girdi. Suriye yönetimi, PYD ve DEAŞ arasında çok değişik taktikler de yaşandı. Kesinlikle Suriye'deki Kürtler ile bir sorunumuz yok, Araplar ve Türkmenlerle olmadığı gibi. Biz sınırlarımızda Türkiye'yi tehdit etmeyecek şekilde bir yapılanma isteriz. Türkiye ile Halep arasındaki koridorun, Halep halkının güvenliği için kapanmamasını isteriz. Kapanırsa Halep'te yaşayan yüz binlerce insan ya aç kalacak ya da Türkiye'ye mülteci olarak gelecek. Kendi sınırlarımızı korumak amacıyla sınır hattında güvenlik tedbirleri aldığımız doğrudur. Sınır ötesinde Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek bir durum söz konusu olursa bunun için gerekli tedbirleri alma talimatı verildi. Asker ile hükümet arasında ihtilaf oldu şeklindeki iddialar doğru değil. Türkiye demokratik bir ülkedir, askerimizin, dışişlerinin ve istihbaratın kanaatini alırız. Ama nihayette kararı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti verir. Hesabı kim verirse kararı da o verir."
- Yorumlar 0
- Davutoğlu: Siyaseti Dizayn Etmeye ÇalışıyorlarAhmet Davutoğlu, “İlk tur tamamlandı, fire olmadığı ortaya çıktı. İkinci turda da hiçbir şekilde bir tereddüt AK Parti bünyesinde ortaya çıkmaz” dedi.
- Şam’ın Fethi Cephesi Sözcüsü Astana Toplantısını DeğerlendirdiŞam’ın Fethi Cephesi (Cebhetu’l Fethuş-Şam) sözcüsü Husam eş-Şafiî, Astana toplantısı hakkındaki görüşlerini Al Jazeera’ya değerlendirdi.
- İdlib Risk AltındaKızılay Başkanı Kınık, ateşkes kapsamı dışındaki grupların rejimle ve kendi aralarındaki çatışma riski nedeniyle İdlib'de yaşayanların diken üstünde olduğunu belirtti.
- ABD ile Rusya Arasındaki Siber SavaşABD ve Rusya arasındaki yeni krizin alanı siber dünya. Soğuk Savaşın bu yeni yansıma alanında hangi ülkenin ne yaptığını, krizin boyutlarını, uluslararası sisteme yansımaları…
- Şeriatla Hükmetmeyen Kâfir Olur mu?Hayrettin Karaman, “Şeriatla Hükmetmeyenler Kafir Olur mu?” sorusunu analiz etmiş.
- Müslüman, Dünyayı Yorumlamakla Değil Değiştirmekle MükelleftirMüslüman, dünyayı yorumlamakla değil değiştirmekle mükelleftir. Keza yorumlamak kolay, değişim için gayret göstermek zor olandır.
- “Savaş Ölünce Değil, Düşmana Benzeyince Kaybedilir”Başkasına benzemeye çalışmak varoluşsal bir meseledir ve sonuçta kimliğin yok olmasına müncer olur.
- Cihada Herkesin Katılması Zorunlu mudur?Abdülhakim Beyazyüz, Cihad ve kıtal/savaş ile bağlantısı üzerine kaleme aldığı yazı dizisinin bu bölümünde "Cihad herkese zorunlu mudur?" sorusuna cevap arıyor.
- Ali Ünal Pişmanlık Yasasına Başvurdu: Gülen Hakkında Bilgiler Verdi
- MEB’in “Yeni Tarih Müfredatı”nda Eski Hamam Eski Tas
- Abdullah Muhaysini: Zafer Gecikmiştir Çünkü...
- İstanbul’daki İki Saldırıda da Aynı Kişi Yer Almış!
- Özgür Çocuk Kulübü Ekibi Suriyeli Çocukları Ziyaret Etti
- Adana'da Emperyalist Kuşatmalar Altında Ortadoğu Konuşuldu
- Emniyet ve AK Parti’ye Saldıran Şerif Turunç Yakalandı
- Erdoğan: Trump'ın Ortadoğu Açıklamaları Rahatsız Edici
- İrfan, Örf ve Felsefe Üzerine Düşünmek
- ByLock’un 215 Bin Kayıtlı Kullanıcısı Var!
- Anayasa Değişikliğinde Halkoylamasına Doğru
- Ali Ünal Pişmanlık Yasasına Başvurdu: Gülen Hakkında Bilgiler Verdi
- PKK’nın Katlettiği 'Yüzler' Avrupa Konseyi’nde Sergilenecek
- Özgür Çocuk Kulübü Ekibi Suriyeli Çocukları Ziyaret Etti
- Adana'da Emperyalist Kuşatmalar Altında Ortadoğu Konuşuldu
- Haber 7’ye Bu Üslup Yakışmıyor!
- Jandarma ve Sahil Güvenlik’te Başörtüsü Yasağı Kalktı
- Kendilerini Hakikatin Tek Sahibi Olarak Görenlerin Küstahlığı
- UNESCO Halep’te İncelemelerde Bulundu
- Yaraları Sarılsa da Acısı Hafiflemiyor!
- Cumhurbaşkanı Erdoğan 12 Üniversiteye Rektör Atadı
- Midilli’nin Can Yeleği Mezarlığı!
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim | a6132f20d867 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Alınan bilgiye göre, Bağlarbaşı Mahallesi 843. Sokak'taki müstakil evlerinde annesi Münevver Erdem (84) ile yaşayan İlhan Gürkan Erdem'den (51) haber alamayan iş arkadaşı Mustafa Tunçkaya, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, anne ve oğlunun hareketsiz yattığını gördü. Kırıkkale Belediyesine ait itfaiye ekiplerinin havalandırma çalışmalarının ardından eve giren sağlık ekipleri, Münevver ve İlhan Gürkan Erdem'in sobadan sızan karbonmonoksitten zehirlendiğini belirledi. Anne ve oğlunun cesetleri otopsi için Yüksek İhtisas Hastanesi morguna gönderildi.
Eşinden boşandığı ve 3 çocuğu olduğu öğrenilen İlhan Gürkan Erdem'in annesiyle birlikte yaşadığı belirtildi. Erdem'in iş arkadaşı Tunçkaya, kendisinin yıllık izinde olduğunu, sabah iş yerinden Erdem'in işe gelmediği ve telefonlarını açmadığı gerekçesiyle kendisini aradıklarını söyledi. Erdem'in 9 yıldır işini aksatmadığını ifade eden Tunçkaya, "Habersiz adım atmayan bir insan. Sabah eve geldim, kimseyi bulamadım. Sonra tekrar geldim ve komşuları, polisi çağırdım. Sonra kapıyı kırarak içeri girdik. Küçük bir odaya girdiğimizde ikisinin de hareketsiz yattığını gördüm" diye konuştu. | 10a79c7350a9 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Çözüm sürecinde herkes konuşsa da sürecin gidişatını, süreci başlatan iktidar ve Başbakan Erdoğan belirliyor. Hükümetin attığı her adım, sürece yönelik umudu ve güveni aynı anda artırıyor. Örgüt aktörlerinin süreç üzerindeki olumsuz etkileri ise durumu değiştiremiyor.
Akil İnsanlar Heyetinin oluşturularak bu meselenin en geniş anlamda müzakereyle gündeme taşınması, tüm bölgelerin değerlendirmesine başvurulması önemli bir adımdı. Hem sorun tüm boyutlarıyla sivil zeminlerde tartışıldı ve çözüm önerileri alındı, hem de farkındalık oluşturularak toplumsal desteğin artması sağlandı.
AK Parti’nin attığı ikinci önemli adım, Meclis’te bir komisyon kurulmasıydı. Halen çalışmakta olan bu komisyon da farklı kişi ve kurumları dinleyerek bir rapor hazırlıyor.
Hükümetin attığı üçüncü adım, demokratikleşme paketiydi. Tüm bu adımlar hükümetin meseleyi büyük bir ciddiyetle ve samimiyetle ele aldığını gösteriyor.
Elbette tüm bu adımlar muhalefetin engellemeleriyle karşılaştı. Kışkırtılan marjinal grupların Akil heyetlerine neler yaptığı biliniyor. CHP ve MHP meclisteki komisyona üye vermediği gibi, paketi de yerden yere vurdu. Seçim dönemine girilmiş olmasının zorluklarına rağmen hükümet siyasi riskleri göğüsleyerek çözüm yolunda yürümeye devam ediyor.
Sürece elbette örgüt bileşenlerinin açıklamalarının da etki yaptığı söylenebilir. Kandil’dekiler ayrı ayrı konuşuyor, BDP’liler hep konuşuyor. Ama bunların hepsinin ne dediği bir yana Öcalan’ın ne dediği bir yana... Hatırlanacağı gibi Bayram’dan önce Demirtaş çok negatif bir konuşma yaptı. Ardından KCK benzer negatiflikte açıklamalar yaptı. Hepsi neredeyse kriz duasına çıkmış, felaket tellallığına soyunmuştu. ‘Süreç bitti’ temalı açıklamalarından sonra gözler 14’ünde Öcalan’ın yapacağı açıklamaya çevrilmişti. Hepsinin beklentisi Öcalan’ın kendileri gibi felaket kokan bir açıklama yapmasıydı, ama öyle olmadı. Öcalan sürecin anlamlı, çalışmaların önemli olduğunu ve bunların toplumu rahatlattığını söyledi. Öcalan’ın ‘umudunu koruduğunu’ açıklaması bir çoklarının hoşuna gitmedi.
Örgüt uzantısı bir gazetenin yazarı, Öcalan’ın hem nalına hem mıhına açıklamasından cesaret alarak toplumun rahatlamasını sağlayan süreçte iktidarın payı olduğunu söyleyebildi. Hükümeti gereken adımları atmamakla ve seçime endeksli davranmakla eleştiren bu çevreler, hükümetin bu tarihi sürecin mimarı olduğunu ve muhalefetin ajitasyonlarına rağmen kararlı adımlar attığını gözardı ediyorlar.
Aynı yazar, Beşir Atalay’ın ‘dağ kadrosu daha olgun ve makul’ sözünü överken bizim yazdıklarımızın sürecin ruhuna ters düştüğünü söylüyor. Oysa ikimiz de BDP’nin sürece zarar veren söylemlerini ve siyaset dilini eleştiriyoruz. Beşir beyin sözleri çok yanlış bir şekilde Kandil’e övgü gibi anlaşılmış. Oysa sayın bakan şöyle diyor:
“(MİT’in görüştükleri) Onlar, bu konularda daha yetişmiş bu siyaset yapanlardan, daha olgun, bu işleri daha bilen ve daha makul yerdeler. Bu işleri değerlendirirken biraz okuyarak, bilerek değerlendiriyorlar. Daha tutarlı, daha makul ve bu işi daha bilerek, Türkiye’yi, Türkiye’de neyin olup olamayacağını, süreç nasıl yürür, nasıl yürümez onu, onlar daha iyi biliyorlar.” Beşir Bey, MİT’in görüştükleri derken Kandil’i değil İmralı’yı kastediyor. Burada Kandil’e bir övgü değil, İmralı’ya bir atıf var, Öcalan’ın süreçte daha istekli olduğu vurgusu bu...
Kandil’in kullandığı dil ve üslup BDP’lilerinki kadar kötü. Örgütle sertlik yarışına girmek BDP’nin rolünü zayıflatıyor. Dağın daha makul olduğu falan yok.
Örgüt yazarlarının genel olarak süreci zehirleyen bir dil kullandığı görülüyor. Özellikle müstear isimle yazan bir örgüt mensubu geçenlerde sevgili Metiner’le ve şahsımla ilgili çok ağır ve hakaretlerle dolu bir yazı yazdı. Öcalan’ın ne mal olduğunu bildiği için hep kenarda tuttuğu bu hastalıklı tipler, kişisel ihtirasları ve çapsızlıkları sebebiyle süreçte gerilim üretmeye devam ediyorlar. Ateist olmalarına rağmen mezhepçiliğe soyunan bu şahısların ipleri kısaldıkça hırçınlıkları da artıyor.
Hükümetin bakış açısı da, kullandığı dil ve üslup da çözümün ruhuna uygundur. Asıl AK Parti düşmanlığı iliklerine kadar işleyenlerin kullandıkları dil ve üslup sorgulanmalıdır. | fcf045fb864d | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Selvi Kılıçdaroğlu, sabah Artvin'de CHP'li kadınlarla birlikte kahvaltı yaptıktan sonra saat 11.00 sıralarında, Artvin Belediyesi'ne ait 08 DA 500 plakalı minibüsle Trabzon'a gitmek üzere yola çıktı.
Ancak yoğun kar yağışının etkili olduğu Cankurtaran Geçidi'nde, Hopa'dan Artvin'e giden TIR'ın kayması, yanından geçmek isteyen bir diğer TIR'ın da buzlanma nedeniyle rampayı çıkamaması sonucu yol ulaşıma kapandı. Kılıçdaroğlu ve yanındakiler minibüste beklerken, bölgeye Karayolları ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonrasında araçlar çekilerek yol yaklaşık 25 dakika sonra ulaşıma açılabildi. Selvi Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu belediye aracı da Hopa'ya hareket etti. | c7e662432317 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bütçe : Hesaplı
Tomtom Mah. Yeni Çarşı Cad. No:38 Galatasaray, Beyoğlu, İstanbul
Telefon : 02122517491
4ten 4e ile geleneksel ocakbaşı keyfinde yeni bir dönem başlıyor.
Ocakbaşı müdavimliğini yeniden popüler hale getiren bilinen mekanlara, daha önce hiç emsali olmayan yepyeni bir ocakbaşı daha eklendi ve geleneksel ocakbaşı keyfinde 4ten 4e Ocakbaşı ile yeni bir dönem başladı.
Etleri hayvancılığı ile ünlü Balıkesir’den, şalgamı Tarsus’tan, zeytin ve zeytinyağı Manisa Saruhan’dan, dağ kekiği Sivas’ın yaylalarından, çubuk turşusu Konya’dan, kadayıfı Antep’ten gelen 4ten 4e Ocakbaşı, yöresel ürünlerin kullanıldığı oldukça davetkar ve damaklarda şenlik yaratacak muhteşem lezzetlere sahip.
Damak tadı ve eğlenceyi birleştiren mekan 80’ler ve 90’ların unutulmaz şarkıları ile, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri sabah 4’e kadar misafirlerini ağırlıyor ve Türkiye’de bir ilke imza atarak “Nöbetçi Ocakbaşı” kavramını yaratıyor.
Konsept gecelerle de şimdiden popüler olma yolunda ilerleyen 4ten 4e Ocakbaşı’nda, her hafta Çarşamba akşamları acılı geceler ile hem atmosfer hem de lezzetler acılanıyor.
Eğlence ve yemeğin merkezi Beyoğlu'nda tarihi bir han içinde modern mimarisiyle hizmet eden ocakbaşı, daha açıldığı ilk günden itibaren ocakbaşı müdavimlerini ağırlamaya başladı. | dde06a30a124 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
İyi bir havuz nasıl olmalı
İyi bir yüzme havuzunda en önemli özelliklerden birisi, keskin köşelerden arınmış olması veya bu köşeler için önlemin alınmış olmasıdır. Havuz tavanının yüksek, krişlerin ise havuz suyunu çevreleyen bölgenin dışında olması gerekmektedir. İyi bir ışıklandırmada havuzu güzel en önemli estetik unsurudur. Havuz boyu uzunluğunun amaca göre değişebileceği gibi iyi bir havuz ortamı için minimum 25 metre olması gerekmektedir. Havuz eninin de yine amaca göre değişebileceği gibi minimum 15 metre olması bütün aktiviteler için en uygun oranlardır.
Havuzun fiziksel özellikleri dışında yasal standartlara uygun olması gerekmektedir. Aynı zamanda yasaların belirlediği uyarı levhalarının her bölgede yer alması son derece önemlidir. Derinlik belirtir tabelalar, kaygan zemin uyarıları, cankurtaran bayrak anlamları ve acil numaralar listesi bu levhaların başında gelmektedir.
İyi bir havalandırma sistemi, kontrollü bir ortam sıcaklığı ve su sıcaklığı özellikleri de iyi bir havuz sistemi oluşturabilmek için önemli ayrıntılardır.
Yukarıda bağsettiğim özellikler dışında, sağlık bakanlığının vermiş olduğu su parametrelerine uyulması insan sağlığı açısından son derece önemlidir. Sağlık bakanlığın kapalı havuzlar için vermiş olduğu su parametreleri şu şekildedir;
- Su sıcaklığı; 26-28 derece arası (Çocuk havuzları için 26-32 ye kadar izin verilmektedir.)
- Ortam sıcaklığı; Su sıcaklığının 4 derece fazlası veya azı olabilecek seviyede olmalıdır.
- Ph değeri; 6.5 – 7.8 ppm arası olmalıdır.
- Serbest Klor değeri; 1-1.5 ppm arası olmalıdır.
- Maksimum Bağlı Klor değeri; 0.2 ppm olmalıdır.
- Alkalite değeri; 30-180 ppm arası olmalıdır.
- Su Sertlik değeri; 200-300 ppm arası olmalıdır. | d4ed33601d6f | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Malatya'da üç tarafı mezarlıkla çevrili bulunan Yahya Kemal Beyatlı İlkokulu'nda öğrenciler her gün kabir manzarasında eşliğinde eğitim görüyor. Durumu hem eylem yaparak hem de dilekçe ile yetkililere sunan CHP Battalgazi İlçe Başkanı Selahattin Sarıoğlu, yeni bir okul için çalışma başlatıldığı cevabı aldıklarını söyledi.
Merkez Battalgazi İlçesi Beylerbaşı Mahallesi'nde bulunan Yahya Kemal Beyatlı İlkokulu, üç tarafı Sancaktar Mezarlığı ile çevrilmiş şekilde eğitim faaliyetlerine devam ediyor. 5-11 yaş düzeyinde öğrenciler her gün mezarlığa nazır okulda eğitimlerini sürdürüyor. Çocuklar, pencereden her baktığında, teneffüse her çıkışında sadece kabirleri görüyor.
Duruma kayıtsız kalmayan CHP Battalgazi İlçe Başkanı Selahattin Sarıoğlu ve CHP üyeleri, okul önünde 29 Aralık 2015'te eylem yaptı. Eylem sonrası durumu bir dilekçe ile Valilik ve Battalgazi Belediyesi'ne de bildiren Sarıoğlu, başvuru sonrası gelişmeleri yazılı bir açıklama ile duyurdu.
201 öğrencinin eğitim gördüğü okulun üç yanının Sancaktar Mezarlığı ile çevrili olduğunu anlatan Sarıoğlu, "İlk öğrenim çağındaki, bir başka deyişle 5-11 yaş aralığındaki çocuklarımızın mezarlarla çevrili bir okulda eğitim-öğretim görmesi akıllara durgunluk verecek ölçüde bir hata olarak kabul edilmelidir. Çocuklarımızın, pencereden her bakışında, teneffüse her çıkışında sadece ve sadece mezarlar görüyor olması onların düşünce, duygu ve hayal dünyalarına nasıl, ne gibi tahribatlar, nasıl, ne gibi biçimlemeler yaptığı ve dışa yansımalarının ne olduğu bilim insanlarınca dahi kesin olarak saptanamamakta. Ama bunların etkisinin çok olumsuz olduğu kimsenin reddedemediği bir durumdur. Çocuklarımızı, insanımızı her türlü değerin üstünde tutan devlet anlayışımızla ve ekonomik gücümüzle çok şükür ki böyle bir eğitim sorununa çözüm üretebilecek durumdayız." dedi.
Bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğini aktaran Sarıoğlu, "Mahalleye vakit kaybetmeden yeni bir okul yapılması için çalışmaların başlanması gerekiyor. Burası da mahalle halkına yararlı hizmetlerin verilebileceği bir merkez olarak değerlendirilebilir. Burası 1984'den bu yana hizmet veriyor ama biz bundan sonrasını düşünüyoruz. Amacımız, mahalle sakinlerini rahatsız etmek değil, çocuklarımızı kurtarmaktır." diye konuştu.
Valiliğe sundukları dilekçeye İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı tarafından "...mevcut okul civarında yeni bir eğitim tesisi yapılabilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde cevap verildiğini anlatan Sarıoğlu, duyarlı davranan yetkililere teşekkür etti. Cihan | 9b7bab4873ac | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Sitemkar ve tepki göstererek görevinden istifa etiğini açıklayan Dereköyspor Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Zandolu “ Hendek İlçe spor müdürü Feyzullah Köstereli bütün kulüplere haber göndererek yaz sporları ile ilgili toplantı yaptı. Kulüplerde bununla ilgili evrak veriyor. Toplantıya bir tek Dereköyspor’u çağırmıyor ve haber vermiyor. Bizi neden dışladığını anlamıyorum. Her yıl üvey evlat görünmekten yorulduk. Bizim bunca yıl verdiğimiz çaba ve emek hiçe sayılıyor. Bundan böyle Kulübümde ki görevimden ve ASKF Delegeliğinden istifa ediyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.
Zandolu, Önce Tepki Gösterdi Sonra İstifa Etti
1.Amatör küme temsilcilerimizden Hendek Dereköyspor Yönetim Kurulu üyesi kendilerine davet göndermeyen Hendek İlçe Spor Müdürüne tepki gösterdi ve ardından görevinden istifa etti. | 901e397bd207 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Apple'ın CEO'su Tim Cook devam eden WWDC 2013 geliştirici etkinliğinde sayısı 407'ye ulaşan mağazaları Apple Store'lar ile ilgili istatistikleri de açıkladı.
Teknoloji devi Apple'ın önemli istatistikleri açıkladığı, önemli duyurular yaptığı WWDC 2013 geliştirici etkinliği halen devam ediyor. 2 gün önce başlayan etkinlikte Apple, oldukça önemli duyurular yaptı. Bu duyurulardan birisi de Apple'ın artık tüm dünyaya yayılmaya başlayan Apple Store'ları ile alakalıydı. Apple'ın CEO'su Tim Cook, 14 ülkede sayısı 407'ye ulaşan Apple Store'larının artık günlük 1 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını duyurdu.
Yakında ülkemizde de açılacak olan Apple Store, bu sayı ile çok önemli bir kilometre taşını da geride bırakmış oldu. Apple Store'un bu başarısını Tim Cook, klasik mağazacılık anlayışından farklı olmalarına bağlıyor. Çünkü yıl içerisinde bu mağazalarda sanatsal faaliyetlerden, okul gezilerine kadar birçok etkinlik düzenleniyor.
Öte yandan Apple, şu an 14 ülkede faaliyet gösteren Apple Store'larından bir tanesini de İstanbul'a açarak bu sayıyı 15'e çıkarmanın planlarını yapıyor. | 0200ead211e4 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Android 7.0 Nougat sürümü resmi olarak Nexus cihazlara verilmesinin üzerinden birkaç ay geçti. Google daha sonra Pixel telefonlarında 7.1‘i tanıttı ve bu hafta başında birçok yenilik ve iyileştirme içeren Android 7.1.1‘i yayınladı. Samsung ise halen resmi olarak Android Nougat sürümünün dağıtımına başlamadı. Şimdilik Galaxy S7 serisi ve Galaxy Note 5 için başlayan beta test sürümünü programa dahil olmuş kullanıcılar kullanıyor.
Galaxy Beta Programı‘nda yer alan bir kullanıcının sorusunu yanıtlayan Samsung, resmi olarak çıkacak olan Android Nougat’ın 7.1.1 olarak çıkacağını doğruladı.
Android Nougat 7.1.1’e bakacak olursak, boyut olarak küçük bir güncelleme. Güncellemenin içerisinde yeni emojiler, bazı uygulamalar için klavyeden doğrudan GIF gönderme seçeneği ve uygulama kısayolları doğrudan ana ekrana taşıma gibi kullanım kolaylığı sağlayan özellikler bulunuyor. Kullanıcılar bu güncellemeden sonra Twitter, Google Haritalar gibi bazı uygulamaların üzerine basılı tutarak, Apple’da yer 3D Touch’da olduğu gibi uygulamaların bazı ek özelliklerine kolayca ulaşabilecekler.
Samsung Galaxy S7 ve S7 Edge için ne zaman Android Nougat’ın dağıtılacağını açıklamayan Samsung, muhtemelen önümüzdeki yıl Şubat ayında dağıtıma başlayacak. | 4c61b99972b8 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
MWC 2016’da tanıtılan LG G5, dünyanın ilk modüler akıllı telefonu ünvanına sahip olmasıyla adından çokça söz ettirdi. Temmuz 2016’da yapmış olduğumuz haberimizde LG G5 modelinin en erken Eylül ayında Android 7.0 Nougat güncellemesine kavuşacağından bahsetmiştik. Firmadan edindiğimiz son bilgilere göre LG G5, Android 7.0 Nougat güncellemesine Kasım ayında kavuşuyor.
LG G5 İÇİN ANDROİD 7.0 NOUGAT GELİYOR
LG firması son zamanlarda yaptığı cesur hamlelerle adını duyurmaya devam ediyor. QuadRooter olarak adlandırılan güvenlik açığı yüzünden güvenlik güncellemelerine öncelik veren firma, geçtiğimiz günlerde LG G Flex 2 için Android 6.0.1 Marshmallow güncellemesini kullanıcılarının beğenisine sundu.
Yazılım alanındaki bu ilerleyişini LG G5 ile sürdürmek isteyen firma, modüler yapıdaki ilk akıllı telefonu olan LG G5’e Android 7.0 Nougat güncellemesini vermeye hazırlanıyor. Kasım ayında kullanıcılarının beğenisine sunulacak olan güncellemenin hızlı bir şekilde bütün LG G5 kullanıcılara ulaşabilmesi için büyük bir çaba sarf ediliyor.
LG V20’nin Android 7.0 Nougat işletim sistemiyle piyasaya çıkması ve LG Nexus modellerinin bu güncellemeye kavuşması ile birlikte LG işleri biraz daha hızlandırdı ve odağı tamamen LG G5 ve LG G4’e yöneltti.
LG G5’in Kasım ayında Android 7.0 Nougat güncellemesine kavusmasından sonra LG G4 için de bu güncellemenin 2017’nin ilk çeyreğinde sunulması bekleniyor. | 0bb1cfb03fa9 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
ThinkTank Lily Deanne Tutto Fotoğraf Makine Çantası İncelemesi
ThinkTank Lily Deanne Tutto fotoğraf makinesi çantası, şık ve işlevsel fotoğraf makinesi omuz çantasıdır. Tasarım olarak deri unsurların ve siyah ile kahve tonlarının hakim olduğu iki farklı çanta olarak renk seçeneği eklenmiştir. 15" boyutundaa laptop, bir adet DSLR fotoğraf makinesi ve 2-5 lens arası taşıma kapasitesine sahiptir. İç bölmeleri fotoğrafçı tarafından organize edilebilir ve düzenlenebilir. Aynasız fotoğraf makinesi kullanıcıları için de oldukça iyi bir çanta tercihi olan modelin 5-7 lens e kadar taşıyabilir hale geliyor. Fermuarlı cepleri, ve mavi iç astarlı modelin ayrıca yağmurluğu da bulunmaktadır. Dış ceplerinde su taşıyabilir ya da fotoğraf makinesi aksesuarlarını da koyabilir ve taşıyabilirsiniz.
ThinkTank Lily Deanne Lucido ile neleri taşıyabilirsiniz?
- Orta Sınıf DSLR ve 2-5 adet lens
- Aynasız SLR ve 5-7 lens
- Ekstra yan cepler ve iç cepler ile hafıza kartı, şarj aleti, lens filtresi
- 15" boyutunda laptop
ThinkTank Lily Deanne Tutto Fotoğraf Makine Çantası Teknik Özellikleri
ThinkTank Lily Deanne Tutto Fotoğraf Makine Çantası Teknik Özellikleri
- ThinkTank Lily Deanne Tutto Fotoğraf Makine Çantası
- Yağmurluk ve kılıfı
Şu ürün için Soru & Cevaplar - ThinkTank Lily Deanne Tutto Fotoğraf Makine Çantası
Bu ürün için henüz soru sorulmamış ve ya onaylanmış soru bulunmuyor. | 6d066434299a | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Geliştirme Entegrasyonu
Fujitsu'nun Uygulama Geliştirme ve Entegrasyon (AD&I) hizmetleri müşterilerimizin uygulamalarından en iyi şekilde yararlanabilmesini sağlayan çok çeşitli özellikler ve yetenekler sunar.
CIO'lar ve BT departmanları iş dünyasındaki değişikliklere hızla yanıt verme, BT masraflarını azaltma ve mevcut uygulamalarından sağladıkları değeri artırma gereksinimlerinin baskısı altındadır. Mevcut iş uygulamalarını entegre ederek ve özel çözümler uygulayarak uygulama portföylerini birleştirmek ve dönüştürmek için Fujitsu kendilerine yardım eder.
Sektör lideri uygulama kullanım ömrü yönetim ortamımız Apt
'yi kullanarak çözüm sunuşumuzu optimize eder ve kaliteli olmasını sağlarız.
AD&I'nın önemli özellikleri şunlardır:
- Uygulama Geliştirme
- Uygulama Entegrasyonu
- Eski Bileşenleri Geçirme ve Modernleştirme
- Test ve Doğrulama
CEMEA&I ekibinde bulunan 1200 uzmana ek olarak küresel teslimat departmanı üyesi 5000 yetenekli personelimiz hem Özel hem de Kamu sektöründeki müşterilere projeler sunmaktadır.
Application Modernization helps organizations investigate the options available for deriving further benefit from the significant investment already made in ageing, strategic applications.
Kuruluşlar bulut bilgi işlemi benimsedikçe BT portföyleri genelinde evrensel olarak uygulanabilecek tek bir bulut yaklaşımı olmadığının farkına varmıştır. | 430c15704040 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
“İlişki Durumu: Karışık”ın 39. bölümünde;
Ayşegül’ün yeni taşındığı mahalleye yıkım kararı alınmıştır. Ayşegül tam her şeye baştan başlarken gelen bu haberle kara kara ne yapacağını düşünmeye başlar.
Ayşegül’ün ‘seni artık sevmiyorum’ sözüyle yıkılan Can sonunda kendini çeker ve uzaklaşır. Şimdi gönül alma sırası Ayşegül’e gelmiştir.
Elif Can’la ilgili son çabasının da başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından kendisiyle ilgili çok önemli bir karar alır ve bunu bir tek Murat’la paylaşır.
Mediha ise Naci’den ummadığı bir darbe yiyerek kendini İsmail ve Nebahat’ın yanında bulur. | 43fc7d3683d4 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Hayatımın Aşkı Pazar akşamları Show Tv ekranlarında yayınlanıyor. Çiçeği burnunda dizi Hayatımın Aşkı son bölümde izleyenleri ekrana kilitlemeyi başardı. Peki, yarın akşam ekranlara gelecek olan Hayatımın Aşkı 7.bölüm fragmanında neler oluyor? Merakla beklenen Hayatımın Aşkı 7. bölüm fragmanı ve son gelişmeler haberimizde...
Duru’nun beklenmedik ziyareti ile işten ayrılan Demir, yeni bir reklam ajansı kurma peşindedir. Bu yolda ona Gökçe eşlik eder. Gökçe, Demir’in bu zor zamanında bir an olsun yanından ayrılmaz ve işlerin yoluna girmesi için elinden geleni yapar. Bartu’nun davulcu mafyasıyla başı büyük derde girer. Diğer yandan Hikmet oyununu sürdürür. Başta Rezzan olmak üzere bütün aile Hikmet’in hastalığına üzülür. Hikmet amacına ulaşacağı sırada Rezzan durumu fark eder. Hikmet’in bir oyun oynadığını, aslında hasta olmadığını öğrenince çok sinirlenir. Hikmet yaptığına pişmanlık duyar ve kendini affettirmek için her yola başvurur. Hayatımın Aşkı yeni bölümüyle Pazar 20.00'de Kanal D'de!
Hayatımın Aşkı 7. bölüm 1.fragmanı:
Hayatımın Aşkı 7. bölüm 2.fragmanı:
Hayatımın Aşkı son bölümde neler oldu?
Demir'in kardeşi Duru intikam almaya karar veriyor; Demir'in en büyük destekçisi Gökçe oluyor!
Duru’nun beklenmedik ziyareti, Demir ve ailesinde şaşkınlık yaratır. Demir’den geçmişte yaşananlardan dolayı intikam almak isteyen Duru, şirkete bir ortak getirir ve Demir’in işi bırakmasına neden olur. Duru’nun bir sonraki hedefi ise Kaan’dır. Habersiz bir şekilde Kaan’ın karşısına çıkan Duru, Kaan’ı şoke eder. Duru’nun gelişiyle Kaan’ın aklı karışır.
Gökçe, Demir’i etkilemek için elinden geleni yapmaya devam eder. Ajanstan ayrıldıktan sonra ilk işi Gökçe almıştır. Demir hem Gökçe’nin yanında olmasından hem de işi almasından dolayı oldukça mutludur. Zor zamanlarında yanında sadece Gökçe vardır...
Bu sırada Bartu Hikmet’in hasta olduğunu zanneder ve ortalık karışır. Rezzan ise durumu öğrendiğinde Hikmet’e karşı davranışları değişir ve bunu fark eden Hikmet de durumu kullanmaya başlar. Fakat Hikmet’in planı ters tepecek ve ortalık karışacaktır.
Dizinin konusu
Gökçe, Ajans 237 Reklam ajansında çalışan hiç evlenmemiş bir kızdır. Bütün arkadaşları evlenmiş ya da evlenecek olan Gökçe’nin bu durum artık canına tak etmiştir. Uçarı kaçarı yoktur. Kendisine bir sevgili yapacaktır ve o adamda Ajans 237’nin sahibi Demir olacaktır. Demir’e giden yolda, Gökçe’nin müttefiki Kaan’dır. Hayatının aşkını bulmak için çıkılan bu zor yolda Gökçe, Demir ve Kaan hiç tahmin etmedikleri maceralar yaşayacaklardır.
Oyuncular :
Hande Doğandemir ( Gökçe ), Serkan Çayoğlu ( Demir ), Berk Hakman (Kaan), Zeynep Eronat ( Rezzan ), Zafer Algöz ( Hikmet ), Sadi Celil Cengiz ( Bartu ), Avni Yalçın ( Hulusi ), Ayşegül İşsever ( Nesrin ), Deniz Barut ( Eylem ), Seda Türkmen ( Sema ), Murat Parasayar ( Rahmi ), İlay Erkök ( Sezen ) , Gizem Terzi ( Nilay ) ve Yonca Evcimik ( Yonca Evcimik ) | 4d77f6502181 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Yenişehir Mahallesi’nde yaptırılan Hocalı Şehitler Anıtı’nın açılışı için düzenlenen törene Azerbaycan Başkonsolosu Reşat Eyvazov, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zekeriya Özak, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu, İzmit Belediyesi Başkanı Nevzat Doğan, Azerbaycan Diasporası 1. Başkan Vekili Valev Hacıyev, Ak Parti İzmit İlçe Başkanı Ali Korkmaz, Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Bilal Dündar, Ak Parti milletvekili adayları, sivil toplum örgüt temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ermeniler tarafından katledilenler için Kuran-ı Kerim okunup dualar edildiği açılış alanı Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla donatıldı.
ERMENİ YALANLARINA EN GÜZEL CEVAP
Azerbaycan Diasporası 1. Başkan Vekili Valev Hacıyev yaptığı konuşmada ”Anıtın yapılmasında Belediye Başkanımız Nevzat Doğan olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim. Bu anıtın açılışının çok anlamlı bir döneme gelmesi ayrı bir önem kazanmıştır.
TOPLU MEZARLARDA HEP TÜRKLER VAR
Anıt dünyadaki Ermeni yalanlarına en güzel cevaptır. Ne Türkiye’de ne de Azerbaycan topraklarında toplu Ermeni mezarlarına rastlayamazsınız. Toplu mezarlarda hep Türkler vardır. Şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız. Türk ve Azeri halkları birlik beraberlik içinde bütün düşmanlara karşı koymaya devam edecektir. Tarihte hiç olmamış Ermeni soykırımın varmış gibi gösterenler Hocalı’da Ermenilerin yaptığı katliamı görmezden geliyor. Ermeni Diasporasının tek amacı var o da Türk ve Azerbaycanlıları kıskanmasıdır” dedi.
ERMENİLERİN YAPTIĞI UNUTULMAYACAK
İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan da konuşmasında “ Türk milleti tarih boyunca girdiği her savaşta mertçe savaşmış, kadına, çocuğa, yaşlıya asla el uzatmamıştır. Ermeniler, Azerbaycan’da savunmasız kadınları, çocukları yaşlıları katletmiştir. O katliamın acısı her zaman yüreklerimizde kalmıştır ve kalmaya devam edecektir. Bu anıtla hem şehit olan kardeşlerimizi yad etmek, hem de bu katliamı gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin, bir gözümüz ve kulağımızla hep kendilerini yakından takip ettiğimizi unutmasınlar. Bu anıt, mütevazi olabilir ama anlamı çok büyüktür. İzmit ve Türk halkı Azerbaycanlı kardeşlerine canı ciğeri olarak görmektedir.
KENDİ TARİHLERİNE BAKSINLAR
Buradan ayrıca tarihte olmamış bir olayı varmış gibi gösteren Avrupa ve dünya devletlerine de önemli bir mesaj verilmiştir. Ermenilerle ilgili boş kararlar alanlar, boş işlerle uğraşıyorlar. Türk milletinin tarihinde onların düşündüğü gibi hiçbir şey olmamıştır. Bizler, karıncayı bile incitmeyiz. Onlar gibi savunmasız, çocuğu, yaşlıyı katletmeyiz. Onlar kendi tarihleriyle yüzleşsinler. Aynaya bir baksınlar bakalım tarihlerinde ne lekeler var. Aldıkları bu boş kararlar bir gün Türk milletlerinin büyüklüğü ve gücü karşısında teker teker geri alınacaktır. Alınan kararın bizler için zaten bir anlamı yok. Büyük Türkiye, 2023’e, 2053’e, 2071’e Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ile birlikte emin adımlarla yürümektedir. Aslında aldıkları kararın ardında bu büyük yürüyüşten duydukları korku vardır. Azerbaycanlı kardeşlerimiz yanlarında olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar. Bizler, tek millet iki devletiz. Birbirimize her zaman sahip çıkıp destek olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından anıtın açılışı yapıldı. Hocalı Şehitler Anıtı’nın ardından Cephanelik bölgesinde oluşturulan İlham Aliyev Hatıra Ormanı’nın da açılışı da yapıldı. | 0404bec683ee | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Genel olarak internet üzerinde en fazla takip edilen ve neredeyse herkesin günde bir kere girmiş olduğu sitelerin başında haber siteleri geliyor olması ve bu sayede dünyayı daha yakından takip edebildiğimiz için, sizde haberi kaynağından alabilirsiniz. Bugünlerde özellikle eğitim haberleri
ülkemizde çok büyük önem taşıyor olmasından dolayı, kesinlikle bu konuda uzman olan iyi bir siteyi kullanabilirsiniz. Bunun yanında kültür haberleri
okumak ya da magazin haberleri
ile ünlüleri takip altına almak mümkün olmaktadır. Dünya da bilgi teknolojilerin oldukça önemli bir boyuta gelmesi ve insanlık tarihinin en üst seviyesini yaşadığımız bu dönemde, haber okumak bir hayli önemli olmaktadır. Sürekli güncel kalmak adına her geçen gün kaliteli bir haber sitesi aramak yerine, en kalitelisi olan habercebi.com
ile sizde haber okumanın keyfini yaşayabilirsiniz. Üstelik tamamı ile kaliteli ve tarafsız olarak bağımsız bir şekilde yayın yapan site ile gündem artık elinizin altında olacaktır.
Eğitim Haberleri Okumaya Başlayın
Tüm dünyada ki gelişmeleri son dakika haber olarak okumak ve özellikle magazin haberleri
ile ünlüleri yakın markaja almak, cep telefonundan bile mümkün olacaktır. Çünkü sitenin bu konuda özel tasarıma sahip olmasından dolayı, her zaman cebinizde dünyayı taşıyacak ve bu sayede kültür haberleri
ile dünya genelinden kültürel etkinliklere ulaşacaksınız.
Kaliteyi uzaklarda aramaya son vererek hızlı bir şekilde eğitim haberleri
okuyabilir, istediğiniz her an magazin haberleri
ile ünlülerin dünyasına ulaşabilirsiniz. Üstelik artık bunlar ile birlikte kültür haberleri
de okuyabileceğiniz için, her anlamda bu kaliteyi tarafsız bir siteden elde etmiş olacaksınız. Güncel gelişmelerin tamamına ulaşmaya başlamak ve internet üzerinden haber okumanın kolaylıklarını yaşamak artık çok daha kolay olacak ve bu sayede son dakika haberleri çok hızlı bir şekilde anında öğrenmiş olacaksınız. | 960c36dca46f | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Geçen sene yetkili BRC servisinde, sıralı sistem LPG dönüşü kiti taktırdım. Genel olarak oldukça memnun olmakla beraber bir kaç sıkıntı yaşamıyor değilim;
1) Aracım zaman zaman, motor sıcaklığından bağımsız stop ediyor ki bu çok ciddi tehlikelere sebebiyet verebilecek bir durum.
2) Bazen araç hiç gaz yemiyor ve gitmiyor, bu durum bazen on saniye bazen iki gün sürüyor. Benzinde normal gidiyor.
Konuyla ilgili yetkili BRC servisine uğradığımda, araç bilgisayara bağlandı ancak o anda problem olmadığı için problem çözülemedi.
İlgili konularda bana yardımcı olur yönlendirirseniz sevinirim.
Aracımın 2000 model clio hb 1.6 16v 120.000 km de.
Not: Bu pazartesi ankara opisten diğer arabama dönüşüm kiti taktırmak üzere randevu aldım. Araç 2005 model vectra c, tavsiyeleriniz varsa, paylaşırsanız sevinirim. | 28408808e928 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Almanya Bundesliga ekiplerinden Werder Bremen forması giyen golcü futbolcu Miroslav Klose yaptığı açıklama ile sezon sonu büyük ihtimalle takımdan ayrılacağını söyledi.
Sezon sonu bitecek sözleşmesini uzatmak için Bremen ekibi ile masaya oturan ve prensipte 2008 yılına kadar Bremen'de kalmak için imza atmaya yakın olan Klose kararından vazgeçip kendisine gelen teklifleri değerlendireceğini belirtti.
28 yaşındaki golcü futbolcu transferiyle ilgili: "Şu an için 5 teklif aldım. Her ligde oynayabilirim. Her ülkenin futbolunu az çok biliyorum. Fiziksel olarak bana İngiltere yatkın, disiplin olarak İtalya, teknik olarak da İspanya ağırlıkta olan ligler. Teklifleri değerlendireceğim" dedi.
Bu yıl Almanya 2006 Dünya Kupası'nda 'Altın Ayakkabı' ödülünü alan Klose iki sezon önce Kaiserslautern'den Bremen'e gelmiş ve iki yıl içerisinde büyük bir yükseliş gösterip Avrupa'nın en iyi golcüleri arasına girmeyi başarmıştı. | 5fca1b0acfd2 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Geçenlerde Hadis-i Şerif olarak bildiğim “İki kişi küstükten sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması münafıklık alametidir.” sözünü kullandım. İtirazlar yükseldi. “Bunun kaynağı ne? Sahih mi?” Göz önünde meydana gelen, neresinden tutsak elimizde kalacak bir hadisenin içinde yer alan insanların etik/ahlaki davranışlarını sorgulamayan birçok insan, durup düşünmek yerine, oldukça doğru ve hayatımızın birçok alanına oturan bir sözü sorgulamayı tercih etti. İnsan bu, işine gelmez, kendisiyle yüzleşemez.
Yan yana görmediğim, dost olmadıklarını bildiğim insanların sağda solda birbirini çekiştirmesini doğru bulmasam da, biraz anlarım. Birbirlerini yeterince tanımadıkları için önyargıları vardır. Fakat bir arada olduklarında, hele ki gözümün önünde sıklıkla dostluktan, aşktan ya da davadan bahseden insanların yollarını ayırdıkları anda birbirini kötüleme hallerini hiç samimi bulmam. Onlar bana göre, çıkarlarının söz konusu olduğu yerde susmuş olanlardır. Çıkarları bittiğinde ortalığa dökülürler.
Dostun nasihat edeni, düşmanın mert olanı makbul. Müminin ise, diğer müminin olmadığı yerde onun itibarını gözeteni. Bunu da, Peygamber Efendimizle ilgili bir kıssada okumuştum, kaynağı ne bilemiyorum. İtibar hususundaki ince mesajı almak yerine, gıybetle yatıp kalkanlar, kaynak arayarak vakit kaybedebilirler. İtibarlarını da.
Devir eşyadan insana kapitalizmin devri. Bir eşya almakla, bir insanla “dost” olmak ne yazık ki aynı çizgide ilerliyor. Eşyanın son moda, insanın ise “popüler” olanını seçiyoruz. Yanlış mı? Maddi, manevi bir zorluk yaşadığımızda etrafımızda kalan insanlara bakalım. İşini kaybedenin, sadece aşını değil; “aşk”ını da kaybettiği bir çağda yaşıyoruz. Zor günümüzde yanımızda kalan kaç kişi var? Neyse, bunlar sıkıcı konular. Bir dostu kaybettiğimizde, yenisini bulmak kolay nasılsa. Vicdandan, insaftan, adaletten, merhametten uzağa düşen insan da tüketime dâhil bir şey artık. Tükenene kadar, insanlığı tüketebiliriz.
Üstelik siyasetçilerimiz bu konuda topluma yeterince örnek oluyor. Son birkaç gün üzerine düşünelim. Mecliste vekil maaşları yükseltilirken çoğunluğun ellerini havada gördük. Diğer zamanlarda aynı eller birbirinin kuyusunu kazıyor. Tuhaf değil mi? Düne kadar kol kola resim çektirenlerin, birbirine küstükten sonra piyasaya sürdükleri ses kayıtları ise halk tarafından dinlenme rekorları kırıyor. Bir anda ortaya dökülen ses kayıtlarını dinlemeyen kaç kişiyiz? Organize olup, birine kötülük edenler kimsenin yadırgamadığı insanlar oluyor üstelik. Toplum içinde başları dik, gururla gezebiliyorlar. Tecessüs harama dâhil miydi?
İnsaftan, vicdandan, adaletten, merhametten bahseden edebiyatçılarımızın söylevleri ise demode. “Albenili” kapaklarla piyasaya sürülmüş kitaplar ev, ofis dekorasyonlarımızın hoş bir parçası. Kur’anlar duvar süsü, ayetler ulaşamayacağımız kadar yüksekte. Âlimler renkli ekranlarda, suya sabuna dokunmadan halkı sakızın oruç bozup bozmadığı konusunda beş milyonuncu kez bilinçlendiriyorlar. Entelektüeller vazifeleri gereği “her şeye” muhalif. Sanatçılar gerçeklerden kaçıyor, fantastik bir dünya kurup orada oyalanıyor. Kişisel gelişimcilerin başarıya ulaşmak için kişiliğin olmadığı her yolu mübah kılan kitapları yok satıyor.
Çoğumuzun dilinden düşmeyen Allah’tan ise daima başkaları korkmalı. Sahi? Bunun kaynağı ne? Sahih mi? | 064237efa679 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
“Şehrin Geleceği Karartılmış”
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Battalgazi Meslek Yüksek Okulu’nda davet edildiği “Türkiye’nin Yönetim Yapısı” dersinde, Yerel Yönetimler Programı öğrencilerine “Türkiye’nin Yönetim Yapısı İçinde Büyükşehir Belediyesi Uygulaması” başlıklı bir ders anlattı.
Büyükşehir uygulamasının Malatya’nın sağlıklı ve bütüncül bir kentleşmeye kavuşabilmesi açısından çok büyük faydalar sağlayacağını belirten Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Kayseri ve Konya gibi şehirlerin gelişmesi ve sağlıklı büyümesinin temelinde sağlıklı ve doğru imar planlamaları olduğunu söyledi.
Başkan Çakır, bu açıdan bakıldığında Malatya’nın en az 30 yıl önce büyükşehir statüsüne geçmiş olması gerektiğini belirterek, Malatya’da son döneme kadar ‘özel arazilerin özel imarının şehrin geleceğini kararttığını söyledi. Çakır, “Malatya, 30 yıl önce büyükşehir olsaydı, alt yapısı, üst yapısı, imarı, ulaşım planlamasıyla gerçekten çok farklı bir şehir görebilirdiniz. Ama şu anda o mevcut hali dönüştürebilmek, yani geçmişte 5 veya 10 yılda yapacağınız dönüştürme işleminin maliyeti, büyükşehir statüsü ile birlikte olabilecek maliyetin onda biri kadar bile olmayacaktı. Çünkü Malatya’ya baktığınızda son döneme kadar hep özel arazilerin özel imarı yapılarak meclislerden geçirilmiş ve şehrin geleceği de karartılmış” dedi.
Başkan Ahmet Çakır’a ders sonunda, Battalgazi MYO Yerel Yönetimler Programı öğrencileri, sınavda sorulan bir soruya verdikleri cevaplardan oluşan“ Ben Belediye Başkanı Olsam…” adlı kitap hediye etti.
Battalgazi MYO’nun daveti ile ders anlattı
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Battalgazi MYO’da, Yerel Yönetimler Programı Öğretim Elemanı Niyazi Doğan tarafından verilen “Türkiye’nin Yönetim Yapısı” dersi kapsamında, bir büyükşehir belediye başkanı olarak, 6 yılı aşkın yerel yönetim tepe yöneticiliğinden kaynaklı deneyim ve yaşanmışlıklar ışığında, “Türkiye’nin Yönetim Yapısı İçinde Büyükşehir Belediyesi Uygulaması” başlıklı bir ders vermesi için davet edildi.
Daveti kabul eden, üniversite öğrencileri ile buluşmaktan ve sahip olduğu deneyimler ile bilgiyi paylaşmaktan mutlu olacağını ifade eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, 4 Mayıs Pazartesi günü Battalgazi MYO Yerel Yönetimler Programı’nda verilen Türkiye’nin Yönetim Yapısı dersine katıldı.
Okula gelişinde Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, Yönetim ve Organizasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Orhan Gündüz, Okul Müdür Yardımcısı – Öğretim Görevlisi Cumali Aydoğan ve Okul Genel Sekreteri Sabri Elmas tarafından karşılanan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Okul Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ’dan Battalgazi MYO hakkında bilgi aldı. Başkan Çakır’a burada Battalgazi MYO seralarında topraksız tarım yöntemiyle yetiştirilen çilek ikram edildi.
6 yıllık tecrübesini öğrencilerle paylaştı
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı daha sonra ders anlatacağı sınıfa geçti. Yerel Yönetimler Programı Öğretim Elemanı Niyazi Doğan, derse başlanmadan önce yaptığı kısa sunuşunda, yerel yönetimlerin geniş ve sürekli güncellenen bir mevzuata ve literatüre sahip olduğunu belirterek, “Teorik bilgi işin felsefesinin konumlandırılması açısından büyük anlam ve önem taşıyor. Ancak, uygulama ya da pratik de hayatın gerçekliğini ifade etmesi bakımında yaşamsal önem taşıyor. Bugün Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Çakır’ı Yerel Yönetimler alanında ön lisans düzeyinde öğrenim gören öğrencilerimizle buluşturarak teorik bilgi ile pratiğin ilişkisine yönelik bir projeksiyon geliştirmeyi amaçladık” dedi ve Başkan Çakır’ın zaman ayırıp öğrencilerle buluşması konusunda gösterdiği hassasiyete teşekkür etti.
Bu konuşmadan sonra, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, “Türkiye’nin Yönetim Yapısı İçinde Büyükşehir Uygulaması” başlıklı dersine başladı. Konuşmasının başlangıcında bir yerel yönetici olarak Battalgazi MYO Yerel Yönetim Programı öğrencileri ile birlikte olmaktan ve deneyimleri ışığında bilgi paylaşımında bulunmaktan son derece memnun olduğunu ifade eden Başkan Çakır bu imkânın sağlanmasında katkıda bulunanlara teşekkür etti.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın ““Türkiye’nin Yönetim Yapısı İçinde Büyükşehir Uygulaması” başlıklı dersinde öne çıkan hususlar şöyle:
“Büyükşehir uygulaması gecikmiş bir düşünce”
“Malatya 30 yıl önce büyükşehir olsaydı bugün çok farklı bir şehir olurdu”
Kısaca büyükşehir daha önceki hali ile bugünkü halini sizlerle paylaşmak isterim. Büyükşehir statüsünden önce Malatya’yı göz önüne getirdiğimizde, Beylerderesi’nden İnönü Üniversitesi’ne gelinceye kadar 12 tane farklı tüzel kişilik vardı ve farklı belediye uygulaması vardı. Bu alanlar inanılmaz bir karmaşa ve birbirinden kopuk bir yönetim tarzı ile belediye hizmeti alıyordu. Gerçekten ileride düzeltilmesi imkânsız hale gelen bir takım uygulamalar yapılmış oluyor. En çok karşılaştığımız zorluk, birbirinden kopuk ve geçmişte oluşmuş bu yapının tekrar sağlıklı bir kente dönüştürülmesi. İmarından tutun da alt yapısına kadar onlarca başlık altında yapılması gereken bir çalışma. Malatya, 30 yıl önce büyükşehir olsaydı, alt yapısı, üst yapısı, imarı, ulaşım planlamasıyla gerçekten çok farklı bir şehir görebilirdiniz. Ama şu anda o mevcut hale dönüştürebilmek, yanı geçmişte 5 veya 10 yılda yapacağınız dönüştürme işleminin maliyeti, büyükşehir statüsü ile birlikte olabilecek maliyetin onda biri kadar bile olmayacaktı. Ama şu anda sadece parasal imkânların yetersizliği kadar yetkiler de yeterli değil. Çünkü kazanılmış müktesep haklardan doğan yasal bir takım engellemeler var. Bu şehirde 12 belediye vardı ve hepsinin uygulaması birbirinden farklıydı. İmar uygulaması, alt yapı uygulaması, verilen ruhsatlar, yoğunluklar. Dolayısıyla belediye iken verdiğiniz bu yönetim kararları ile büyükşehre gelindiğinde önceden aldığınız bu kararlarla şehrin geleceğini tıkamış oluyorsunuz. Sağlıklı bir şehir yapısı oluşturmakta zorlanıyorsunuz. Özellikle imarlar ülkemizde çok kısa süreyi kaplamasından dolayı belki iktidar ömürlerinin de kısa olmasından dolayı ki ortalama Türkiye’de iktidar ömrü 1.6 ay kadar dahi olmamış. Dolayısıyla sağlıklı bir hedef ortaya konulamıyor. Ve bir önceki yönetimde ortaya konulan imar planları, daha sonra gelen yönetim tarafından değiştirilebiliyor.
“Özel arazilerin özel imarı yapılarak meclisten geçirilmiş ve Malatya’nın geleceği karartılmış”
Aslında bu durum, Avrupa’nın veya diğer gelişmiş ülkelerin şehirlerine bakıldığında imar planları adeta birer Anayasa’dır ve kesinlikle değiştirilemez. Değiştirmek imkansızdır. Bir kent ortaya konulmuştur ve gelecekteki bütün projeksiyonlar öngörülmüştür. Ekonomiden, sanayiye, turizmden, alt ve üst yapıya kadar şehrin bütün imarı planlanıyor ve bu planı hiç kimsenin değiştirme yetkisi yok. Bunun üzerinden bütün uygulamalar devam ediyor. Türkiye’de buna yakın birkaç il var. Kayseri, Konya gibi kentleşmesi daha sağlıklı gelişen. Örneğin Kayseri’nin 1950’lerde planlaması yapılmış ve daha sonra gelen yöneticiler de bunu değiştirmemiş. Netice itibariyle bugün Kayseri’ye baktığınızda daha sağlıklı bir kentleşmenin olduğunu görebiliyoruz. Malatya’ya baktığınızda son döneme kadar hep özel arazilerin özel imarı yapılarak meclislerden geçirilmiş ve şehrin geleceği de karartılmış.
“Büyükşehir Yasası plansızlığı ortadan kaldırıyor”
Şimdi büyükşehir yasası ne getiriyor? Büyükşehir yasası işte bu plansızlığı ortadan kaldırıyor. Daha sağlıklı projeksiyonlar geliştirilip, daha sağlıklı kadrolar oluşturuluyor ve daha vizyonel bakış açısını ortaya koyuyor. Büyükşehirlerin avantajları başta imar olmak üzere kentin tümünün tek elden planlanmasına müsaade etmesi. Biz şu anda bir su sistemini yönetmek bile başlı başına önemi bir iş. Büyükşehir olmadan su sistemini yönetmeniz mümkün değil. Şu anda iki kat suyu şehre yetiştiremiyorsunuz. Çünkü iki kat suyu 12 farklı birime veriyorsunuz, 12 farklı birim farklı şebeke ve bağlantılarla; standart dışı uygulamalarla o bölgedeki sucunun mahalleye su bağlamasıyla kontrolsüz denetimsiz, yer altı haritalarının oluşmadı bir yapıda su dağıtımı yapıyor. Dolayısıyla yeni bir süreçtir büyükşehir olmak. Sadece su şebekesinin sağlıklı ve kontrol edilebiliyor olması 100 milyon TL gibi bir rakamı buluyor. Yok saysanız bu kadarı bulmaz. Ama dağınık bir yerleşim içinde şebeke sistemini bir düzene bağlamak geçekten zor. Bütün ulaşımı, Büyükşehir yasası çerçevesinde yeniden planlıyoruz. Her beldeden her ilçeden bir aracın kalkıp rasgele şehirde bir yerde durması gibi bir durum söz konuşu değil. Yani büyükşehirle birlikte şehri sil baştan planlamanız gerekiyor. Şehir büyükse yönetmek zorlaşır ama bir sistem kurarsanız, o sistem içinde onlarca km karelik bir alanı yönetirsiniz. Çünkü sisteminiz varsa işinize de hakimsinizdir. Büyükşehirle birlikte kaliteli ve standardı yüksek bir hizmeti her noktaya yayma imkânınız var.
“11 ilçemizin hiçbirinde arıtma tesisi yok. Tamamında kısa sürede olması gerekiyor”
Ama yapılacak çok işimiz var. Köylerde, mahallelerde, ilçelerde ve beldelerde yoldan alt yapıya, imardan kentleşmeye, ulaşımdan kentsel dönüşüme kadar çok işimiz var. Örneğin bir tane ilçemizde arıtma tesisi yok. 11 ilçede bir tane arıtma tesisi yok. Tamamında çok kısa sürede olması gerekiyor. 11 ilçenin şebekesi sağlıklı olan bir tane ilçe yok. Tamamen 30-40 yıllık. Bunları iki yıl sonra yapacağım deme şansınız yok. Çünkü büyükşehir olmuşsunuz ve herkes sizden hizmet bekliyor. Dolayısıyla sahayı çok sağlıklı planlayıp hedeflerinizi iyi belirlemeniz lazım.
“Kaldırımları yaparken çok eleştirildik ama…”
5 yıl önce göreve geldiğimizde kaldırımları standartlara uygun hale getirene kadar çok eleştiri aldık. Kaldırım genişliğini caddenin genişliğine göre ayarlamayı, oralara cep otopark yapılması gerektiğine inandırana kadar çok eleştirdik. Bizi eleştirilenler arasında uzmanların olması bizi üzüyor. 3-4 yıl boyunca koro halinde eleştirildik ama emin olun biz yaptığımız işin doğru olduğunu biliyorduk. İnsanlara tanıyacağınız kaldırım genişliğini sağlamanız gerekiyor. Çünkü mevcut bir şehriniz var, bu şehirde insanlar yaşıyor ve her yıl 10 bin araç artıyor. Biz geldiğimizde 80 bin civarında araç vardı bugün 150 bine yaklaşıyor. Sizi şehri o kadar hızlı dönüştürme imkânınız yok. Orta ve uzun vadeli planlarınız var, mesela şehrin bir merkeze toplanmasını önlemek, alt merkezler yaratmak, kuşak yolları yapmak gibi planlarınız var ama bunları yapmak da zaman alıyor. Dolayısıyla bu projeler devam ederken bir de kısa vadeli çalışmalarınızı yürütmeniz gerekiyor. Türkiye’nin en kaliteli ve en düzenli kaldırım ve yollarına sahibiz. Çünkü şehir plancıları geldiğinde Malatya’daki kaldırım, yol ve kavşak düzenlemeleri hakkında çok olumlu görüş bildiriyorlar.
“Belediyecilik ekip işidir”
Yerel yönetimlerde kişilerin tek tek başarılı olması çok şey ifade etmiyor. Önemli olan takım çalışması, birlikte çalışma ve aynı hedefe yönelik ortak çalışmadır. Belediyecilik de bir ekip ve stratejik planlama işidir. Stratejik planların sağlıklı bir şekilde yapılması ve birimlerin iyi yönetilmesi gerekir. Biz de bu yolda ilerliyoruz.
Yerel Yönetim Programı öğrencilerine tavsiyeler
Başkan Çakır’a “Ben Belediye Başkanı Olsam…” kitapçığı ve plaket
Dersin bitiminde, Battalgazi MYO Yerel Yönetimler Programı öğrencileri, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a, “Yerel Yönetimler” dersi, 2014-2015 bahar dönemi vize sınavında, dersin öğretim elemanı Niyazi Doğan tarafından kendilerine sorulan “ Ben Belediye Başkanı Olsam…” başlıklı soruya verdikleri cevaplardan oluşturulan “Ben Belediye Başkanı Olsam…” adlı kitabı hediye etti. Başkan Çakır, aldığı bu hediyeden çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben bu kitabı okuyacağım. Özellikle yerel Yönetimler dersi sınavında sorulmuş soruların cevaplarından oluşuyor olması ilginçtir. Öğrencilerimizin bu yazılarını okuyacağım ve inanıyorum ki faydalanacağım fikirler olacaktır” dedi.
Öğrenciler, günün anısına Başkan Ahmet Çakır’a bir de plaket sundu.
Başkan Çakır, Battalgazi MYO seralarını gezdi
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır daha sonra, belediyenin mevsimlik çiçek ihtiyacını da karşılayan Battalgazi MYO seralarını da gezerek, Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ’dan seralardaki üretim hakkında bilgi aldı. | cfc4018d0a67 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Yeni web sitenizi mükemmel yapmak için çok fazla zaman harcadınız, ama sitenizi iPhone’unuzda görüntülediğinizde neden bu kadar bulanık görünüyor? Siz muhakkak ki yüksek kaliteli görüntüler kullandınız ama görüntüler asla görünmesi gerektiği gibi gözükmüyor. Panik yapmayın!
Birçok kişi resimlerin nasıl görüntülendiğini etkileyen gelişmiş ekran teknolojisini kullanan daha yeni cihazların (özellikle Apple’ın cihazlarının) farkında değil. Neyse ki websitenizin cihazınızda tıpkı iPhone’da olduğu gibi harika gözükmesini sağlamak için görüntüleriniz ile optimize edildiğinden emin olarak kullanabileceğiniz bazı püf noktalar da var.
Bu makalede, retina ekranlar konusunda bilgiler verecek ve retina ekranların web site görüntülerinizi nasıl etkileyeceğini açıklayacak. Sonra da retina ekranlarda görüntülenecek görüntülerin nasıl tasarlandığını sizelerle sunacağız.
Retina Ekran Görüntüleri Açıklaması
Cihaz ekranları son birkaç yıl içerisinde kalitelerini yükseltmeye devam ettiler ve özellikle Apple kendi ekranlarını son derece net ve görülebilir hale getirmek için çok çaba gösterdi aslında “Retina Ekran” Apple’ın yeni cihazlarının ekranlarını tanımlamak üzere kullandığı bir marka adı.
Retina ekranlar çıplak gözle bakıldığında pixelleri görülmeyecek şekilde, metin ve resimleri mümkün olduğunca keskin bir şekilde görüntülemeyi amaçlıyor. Tasarımcılar için zorlu olan kısım ise retina ekranların standart olmayışıdır. Yani cihazın ekran boyutlarına bağlı olarak (örneğin bir saat ekranı ile bir tablet ekranı) ve tipik bir kullanıcı ekranı nasıl olsun isterdi sorusuna bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Retina ekranlar hakkında konuşurken sabitlenmiş bir alana sığabilecek piksel sayısını ve piksel yoğunluğunu düşünmek zorundayız. Cihazın tüm yüksekliği ve tüm genişliği boyunca piksel sayısı ve çözünürlüğü farklıdır. Küçük bir ekran (iPhone gibi) kendisi ile aynı çözünürlüğe sahip daha büyük bir ekrandan (iPad gibi) daha iyi bir piksel yoğunluğuna sahip olacaktır. Yatay görüntülenen piksel sayısı ile ekranın fiziksel genişliğini bölmek bize her inç başına düşen pikseli verir. (ppi, aynı zamanda dpi de denir ve inç başına nokta sayısını ifade eder) “Yüksek DPI” inç başına 200 pikselden fazla piksel düşen herhangi bir cihaza atfetmek için kullanılır. Buna Apple’ın tüm retina ekran cihazları ve diğer üreticilerin bazı cihazları da dahildir. Genelde web grafikleri 72dpi olarak optimize edilmiştir. Herhangi bir yüksek DPI cihazında (özellikle retina ekran) görüntülenen yoğunlukta bir görüntüyü görüntülemek için mevcut iki yöntemden biri kullanılır:
- Cihazın DPI’sinde gösterilirse boyutun bir fraksiyonu ile
- Verilmiş olan ekstra pikseller ile orijinal boyutları tahmin ederek (interpolasyon)
Retina ekranlar için optimize edilmemiş görüntüler, tıpkı sol görseldeki gibi pikselleşmeyi gösterecektir.
Bu, retina ekranlı cihazlarda en kaliteli görüntü gösterimini yakalamak için daha yüksek çözünürlüğe sahip görüntüler ile çalışmanız gerektiği anlamına geliyor. Bu da görüntüleri yeni ekranlar için uygun olan piksel yoğunluğunda görüntüleyebilmenizi sağlar. Bunu kendi Photoshopunuzda nasıl yapabileceğinize bir göz atalım!
Retina Ekran Görüntüsü Oluşturmak İçin Photoshop Nasıl Kullanılır?
Çift ya da dörtlü çözünürlüğe sahip görüntülerle çalışmak, herhangi bir ince ayrıntıyı görebilmeniz için yakınlaştırma yapmak zorunda kalabileceğiniz anlamına gelir, ama bunu yaparken son derece büyük olan görüntü dosyaları size performans sorunları ve depolama zorlukları yaşatabilir.
Bu konuda en iyi tasarımcılar için çözüm hep; çok katmanlıları ve grupları oluşturup, Photoshop kompozisyonları özelliğini kullanarak onları gerektiği gibi açık ya da kapalı konuma getirmek ya da orijinal çözünürlükte çalışıp, ihtiyaç duydukları boyutları dışarı çıkarmak olmuştur.
Aynı anda birden fazla görüntüyü göremiyor olmanız da bu yöntemlerin ikisinin de olumsuz yanıdır. Eğer ilgili boyutlardaki görüntüler arasındaki farkları görmeniz gerekiyorsa, görüntüleri kendi aralarında değiştirmeniz ya da görüntüleri dışarı aktarmanız gerekiyor ve sonrasında da işleme tekrar başlamak zorundasınız.
Neyse ki biz Photoshop severler için Adobe çoklu görüntü oluşturma işlemini yapabilen bir işlevi bünyesine ekledi ve üstelik daha kolay bir şekilde çalışıyor. Artık siz de yandaki çalışma yüzeyi özelliğini kullanarak çoklu tuvaller oluşturabilirsiniz ve oluşturma sekmesini kullanarak çoklu görüntü boyutları oluşturabilirsiniz. Şimdi de retina ekranlar için görüntü oluşturma işleminin nasıl yürüdüğünü görelim.
1-) İlk Artboardınızı (Çalışma Yüzeyi) Oluşturun
Photoshop CC 2015’te tanıtılan yeni Artboard aracı, Move aracının arkasında gizlenmiş olarak bulunabilir. Menüden aracı direkt tıklayabilir ya da Move ve Artboard arasında geçiş yapmak için Shift+V yapabilirsiniz.
Bu artboardı oluşturmak için, tıklayın ve bir alana sürükleyin. Yeni artboard, Artboard 1 şeklindeki varsayılan adıyla Layers panelinde görüntülenebilir.
2-) Artboard’ınızı Kurun.
İhtiyaç duyduğunuz takdirde artboardınıza herhangi bir layerı (katman) ekleyebilirsiniz ve birden fazla eklendiği takdirde bu layerlar, layer gruplarına benzer şekilde iç içe olacaktır (uygun bir layer yapısını oluşturmak için olanak sağlar). Sonrasında artboardınıza şekil ve tür gibi çeşitli bilgileri eklemenizi öneririz, böylelikle bir sonraki adıma geçmeden önce ihyitaç duyduğunuz şekilde konumlandırılmış olacaklardır.
3-) Artboard’ınızı Kopyalayın
İhtiyaçlarınız doğrultusunda ilk artboardınızı kurduktan sonra bağlamsal menüyü kullanarak çoğaltabilirsiniz. Layerlar panelindeki Artboard 1‘e sağ tıklayın ve Duplicate Artboard‘ı seçin. Bu işlem ile boyutu ve pozisyonu aynı olan, tüm içeriği ve layer yapısı tıpatıp aynı olan bir başka artboard oluşturulur:
Artboardınızı kopyalamak size tasarımınızın mükemmel bir piksel kopyasını verir.
4-) Artboard’ınızın Yerini Belirleyin
Artboard kullanmanın en büyük avantajı aynı anda tüm görüntülerinizi görebilmenizdir. Bunu yapmak için, sadece gerekli artboardlarınızın yerini belirleyin. Bir artboardı taşımanın çeşitli yolları var:
- Seçilmiş bir artboardın sol üst köşesindeki X ve Y koordinatlarına girmek için Properties (özellikler) panelini kullanın.
- Seçtiğiniz artboardı Photoshop’un içindeki herhangi bir konuma sürükleyin. Artboard, otomatik olarak birden fazla artboardı hizaya sokabileceğiniz ve konumlarını bir önceki boşluğa sabitleyebileceğiniz etkin ve akıllı bir rehberdir.
- Seçtiğiniz bir artboardı taşımak için klavyenizin yön tuşlarını kullanın. Sadece yön tuşuna basmak 1 piksellik bir harekete sebep olacakken Shift+Yön Tuşuna basılı tutmak on piksellik bir taşıma işlemi yapacaktır.
5-) Artboard’ınızı Yeniden Boyutlandırın (Eğer Gerekiyorsa)
Eğer artboardlarınızın boyutunu ayarlamanız gerekiyorsa, yine birden fazla seçeneğiniz var:
- Bir artboardı tıkladığınızda kendiliğinden görünen kolları kullanarak yeniden boyutlandırabilirsiniz.
- Önceden belirlenmiş boyutları seçmek için, özel genişlik veya yükseklik belirlemek için ya da dikey ve yatay yönler arasında geçişler yapmak için File (dosya) menüsünün hemen altındaki Options (seçenekler) panelini kullanın.
- Seçtiğiniz artboardın boyutunu değiştirmek için ve önceden belirlenmiş boyutlarına erişmek için Properties (özellikler) panelini kullanın.
Properties sekmesini kullanarak artboardınız için önceden belirlenmiş bir boyutu seçebilirsiniz.
6-) Kendi Resminizi Yaratın
Artık artboardınız ile çalışabilir, gerektiğinde değişiklik yapabilir ve resim öğelerini değiştirebilirsiniz. Orijinal kurulumun iyi gittiğini varsayarsak, artık doğru yerlerdeki tüm öğeler ile mükemmel görüntü pikselleri elde edebilirsiniz.
7-) Generate(Oluşturma) Aracını Kurun
Generate aracı, artboardları, layerları ya da özel olarak adlandırılmış bir sözdizimi kullanarak oluşturulmuş grupları dışarı aktarmak için imkan verir. Web shortcutlarındaki Save (kaydet) seçeneği gibi davranır. PSD’niz için Generate’in açık olduğundan emin olmak için File > Generate > Image Assets: adımlarını izleyin.
😎 Artboardınızı Yeniden Adlandırın
Generate, layer grubunuzun (ya da artboardınızın) adını belirlediğiniz seçenekleri temel alarak ve resim öğelerinizi kaydederek çalışır. Konuyla ilişkin ayarlayabileceğiniz birkaç seçenek var:
- Dosya Formatı: İlgili dosyayı kaydetmek için sonuna bir uzantı (-opt.jpg, .gif gibi ya da .png gibi) ekleyin. (örneğin, ana-baslik.png) Görüntü öğeleri PSD dosyası ile aynı klasörde kaydedilecektir ama sonuna -assets ekleneceğini de unutmayın.
- Dosya Sıkıştırma: Dosya adının uzantısından sonra, kullanılan sıkıştırma seviyesini gösteren bir rakam da ekleyebilirsiniz. jpg için yüzdeleri, .png için de 8, 24 veya 32’yi kullanabilirsiniz. (Örneğin, ana-baslik.png8)
- Çıktı Ölçeği: Görüntü adından önce pikselleri (yükseklik ve genişlik) ya da yüzdeden herhangi birini ekleyerek çıktı ölçeğini ayarlayabilirsiniz.(örneğin 100% ana-baslik.png8)
- Çoklu Görüntüler: Görüntü adlarını ayırmak için bir virgül ya da bir artı işaretinden bir tanesini kullanarak aynı artboarda birden fazla isim verebilirsiniz. Böylece her görüntü kendi özel seçeneklerine sahip olur ve her görüntünün adı benzersiz olacak kadar uzun olur. (örneğin 100% header-main.png8, 200% header-main.png8)
Bu seçenekleri birleştirdiğimizde tüm bunlar size artboardlarınızdaki karmaşık görüntü öğelerinizi tutarlı hale getirmenizi sağlar.
Standart görüntüler artboardlarınızın tümü için gereklidir ve Generate aracı her bir artboardınız için geçerli olan ayarlar oluşturmanızı sağlar. Bu ayarları oluşturmak ve belgenizin üst kısmına boş bir layer eklemek için izlemeniz gereken adımlar aşağıda:
- Varsayılan Sözcük: Generate’in varsayılan olarak kullanmasına izin vermek için isim bu sözcükle başlamalı.
- Çıktı Ölçeği: Daha önce de yaptığınız gibi, bir yüzde ya da piksel(yükseklik ile genişlik) ile çıkış ölçeğini ayarlayın.
- Klasör: Görüntülerin kaydedilmesi gereken klasörün adına ve dosya adlarının sonuna eklemek için bir tanım belirleyin.
Retina Ekran Görüntüleri Nasıl Optimize Edilir?
Web siteniz için resimler oluştururken dosya boyutları her zaman önemli bir husus olmuştur. Görüntüler ziyaretçilerinizin tarayıcılarına yüklenmek zorunda oldukları için daha büyük dosya boyutları sitenizin yüklenme hızını yavaşlatabilir. Güzel bir websitesinin yüklenmesi sonsuza dek sürecektir ve büyük olasılıkla ziyaretçileriniz bunun için beklemeyeceklerinden bunu göremeyecekler.
Photoshopta dosyalarınızı kaydederken, ilgili seçenekleri kullandığınızdan emin olduktan sonra web sitenizin görüntülerini optimize etmeye başlayabilirsiniz. Yukarıdaki bilgilerde de değindiğimiz gibi, görüntülerinizi JPEG ya da PNG dosyası biçiminde kaydediyor olacaksınız. JPEG formatı, dosya boyutunu küçültmek için sıkıştırma yöntemini kullandığı ve birçok renk içerdiği için fotoğraflar için daha iyi bir seçenektir. Screetshotlar için ve görüntü tasarlamak için en iyi çalışan format ise PNG‘dir, fakat sıkıştırma yaparken dosya boyutlarında eksilme olmadığı için dosya boyutları daha yüksektir.
WordPress aynı zamanda, WordPress sitenize görüntü upload ettiğinizde çoklu görüntü boyutları oluşturarak size optimizasyon konusunda bazı yardımlar sunar. Bu durum size uygun görüntü boyutu kullanmanızı sağlamak için yardımcı olur. (Örneğin, çoklu gönderi listesinde kullanılacak küçük resimler) Ayrıca upload edilen herhangi bir görüntüyü optimize etmek konusunda yardım etmek için görüntü optimizasyonu eklentileri de var.
Web siteniz için şaşırtıcı ve yüksek çözünürlüklü görüntüleri seçmek tümüyle bir başarıdır, fakat upload etme işleminizden önce doğru hazırlanmadıysanız daha yeni olan retina ekranlı cihazlardan bakıldığında ziyaretçileriniz hiç beklemedikleri pikselleri görebilirler.
Photoshopta retina ekran görüntüleri oluşturmak çocuk oyuncağı, adımları sizin için özetleyecek olursak:
- Artboardlarınızı oluşturun, kurulum ile ilgilenin, kopyalayın ve bunları doğru şekilde konumlandırın.
- Söz konusu görüntüleri oluşturmadan önce gerekiyorsa artboardlarınızı yeniden boyutlandırın.
- Resimlerinizi dışa aktarma konusunda yardımcı olması için Generate aracını kurun.
- Artboardlarınızı Generate aracı ile yeniden isimlendirin ve gerekiyorsa bu işlemi varsayılan seçenekler olarak ayarlayın.
Yukarıda paylaşılan ipuçları, yeni cihazlarda görüntülemek için optimize edilmiş görüntülerin nasıl oluşturulduğunu anlamanıza yardım etmiş olmalı.
Eğer retina ekran görüntüsü öğeleri ile çalışma konusunda biraz deneyiminiz varsa, bu öğeleri oluşturmak ve optimize etmek için verebileceğiniz ipuçları ve püf noktaları duymak isteriz. Aşağıdaki yorum bölümüne bunları bizimle paylaşın! | 7c3b2f693589 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Marx'ın iktisat teorisi ve devrimci öğretisinin bütünü,150 yılı aşkın bir süredir kapitalist ideologların amansız saldırıları altında. Oysa modern dünyayı anlamak isteyenler için Marksist ekonomi politiğin vazgeçilmez bir önemi var. İlk kez Marx'ın açığa çıkarmış olduğu eğilimler, modern kapitalizmin geçirdiği bütün değişmelere karşın, etkili olmaya devam ediyor. Temel tanımlardan oluşan bu el kitabı, Marksist ekonomi politiği incelemeye girişenlere yardımcı olmak üzere hazırlandı. Marksist İktisat El Kitabı: Temel Tanımlar ilk olarak ünlü Belçikalı iktisatçı Ernest Mandel ile İngiliz iktisatçı Alan Freeman tarafından geliştirildi. Daha sonra Avustralya Demokratik Sosyalist Partisinin kadro eğitimlerinde kullanıldı. Zamanla öğrencilerin karşılaştıkları güçlükler ya da sordukları sorular göz önünde tutularak tanım ve açıklamaların birçoğunda değişiklikler yapıldı. Marksist İktisat El Kitabı Marksist ekonomi politiği özgün yapıtlarından hareketle incelemenin yerini tutmasa da böyle bir incelemeye başlayanlar ya da geri dönenler için çok yararlı bir başvuru kaynağıdır. | be30c9b814a5 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Otomobil satın almaya karar verme ve alma arasında geçen en uzun süre 3 ay ile Türkiye’de. En hızlı otomobil müşterileri ise 6.7 hafta ile Belçikalılar.
Türk tüketiciler , Avrupalı’lardan daha uzun düşünüp otomobil satın alıyor. Fransız Cetelem’in araştırmasına göre, otomobil satın almaya karar verme ve alma arasında geçen en uzun süre 13.1 hafta ile Türkiye’de. Belçikalılar 6.7 hafta ile satın alma kararını en kısa sürede uygulamaya geçiren tüketiciler. Türkiye kendisine en yakın ülke İtalya ve İspanya’ya fark atıyor. İtalya’da bu süre 10.5, İspanya’da ise 10.4 haftayı buluyor. Avrupa ortalaması ise 9.6 hafta.
Türkiye’de tüketiciler, otomobil satın almadan önce en çok internetten araştırma yapıyor. Araştırma için markaların internet siteleri, forumlar ve bloglar ön plana çıkıyor. Türk tüketicilerin Avrupalı tüketicilerden bir başka farkı daha var. Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğunda değiştirirken, Türkiye’de bu oran yüzde 28. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u zevk için, yüzde 20’si de ‘daha iyi fırsat’ için otomobil değiştiriyor. Türkler için otomobil Avrupalılardan farklı anlamlar taşıyor.
Avrupalıların yaklaşık yüzde 60’ı, otomobillerin kirliliğin temel nedeni olduğuna inanıyor. İspanyolların yüzde 76’sı İtalyanların da yüzde 67’si otomobillerin çevre kirliliğine neden olduğun düşünüyor. Diğer yandan, yüzde 46 ile Alman ve yüzde 51 ile Türk tüketiciler, bu konu ile ilgili olarak daha muhafazakâr bir görüşe sahip.
Kaynak: Sabah | dff9143901c9 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
YERİNDE ÇÖZMEK İÇİN DAİRE BAŞKANLARINA TALİMATLAR VERDİ
Her fırsatta esnafla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Güvenç, Sarayönü ve Pasajlar Bölgesindeki esnaftan sorunları hakkında bilgi alarak, daire başkanlarına verdiği talimatlarla en kısa sürede sorunların giderilmesini istedi.
Gezi esnasında esnaf ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Başkan Güvenç, yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler aktararak, Büyükşehir Belediyesi ve İlçe belediyelerinin birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, esnafın sorunların bir an önce giderileceğini ifade etti.
Esnaf gezisiyle ilgili açıklama yapan Başkan Güvenç, esnaf ziyaretlerine devam edeceklerini söyleyerek, Esnaflarımızla selamlaştık, merhabalaştık hamdolsun onların dertlerini dinledik. Onlarda bize gereken ilgi ve alakayı gösterdi. Bizlere sorunları aktardılar. Ziyaretlerimizi sürdüreceğiz şeklinde aktardı. | 7fd910ce4806 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ezgi Mola tam 15 kilo verdi!
Güzel oyuncu o kadar çok kiloyu nasıl verdi?
'Canım Ailem' dizisinde 'Feride' karakterini başarıyla canlandıran güzel oyuncu Ezgi Mola sıkı diyet sayesinde tam 15 kilo verdi şimdiye kadar. Gerek dizide, gerek dizi bittikten sonra hep hafif kilolu görmeye alışdığımız Ezgi Mola geçtiğimiz yaz karşımıza son derece zayıf ve şık çıkıyor. Kilo vermiş hali onu bambaşka bir görünüme sahip ediyor. Zayıf bir kadın olarak çıktı karşımıza ve bundan çok mutluluk duyduğunu ifade etti güzel oyuncu. Ezgi Mola, fazla kilolarını nasıl verdiğini anlatıyor ve bunu merak edenler için paylaşmak istiyoruz.
Ezgi Mola anlatıyor...
'Canım Ailem' dizisi bittikten sonra oynayacağı bir karakter için fazla kilo alması gerektiğini söyleyen Ezgi Mola, 'Günde üç öğün cipsle besleniyordum. Bunalıma girmiş gibiydim' dedi. Bundan fazlasıyla rahatsız olan Ezgi o sıralarda aldığı ikinci köpek ile deliler gibi yürüyüş yapmaya başladığını söylüyor.
Ezgi Mola, kilo verme başarısını şöyle dile getiriyordu: 'Böyle dört kilo verdikten sonra spora başladım. Spora başladıktan sonra üç kilo daha verdim. Hayatımda hiç diyetisyene gitmemiştim, diyetisyen fobim vardı. Ancak daha sonra Yelda Kahvecioğlu'yla tanıştım ve onun yardımıyla sekiz kilo daha verdim. Bunu çok düzgün bir şekilde yemek yiyerek, hiç bir zaman aç kalmadan; aksine verilen öğünleri bile bitirmekte zorlanarak başardım. ve toplamda 15 kilo vermiş oldum ' dedi. Eskiden 44 beden giyen oyuncu, şimdi ise 38 beden giyiyor. İnanılmaz ama artık 27 beden kot giyebiliyor güzel Ezgi. Diyet sayesinde 15 kilo veren Mola bundan sonra keyifli alışveriş yapmanın tadını da çıkarıyor. Bununla ilgili ise sözleri şöyle oldu: 'Hoşuma giden kalıpları keşfetmeye başladım; artık mutlu şekilde alışveriş yapabiliyorum.'
Bizde Ezgi Mola'yı bu başarısı dolayından kutluyoruz... | 526c825db390 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Birgün gazetesi yazarı Hande Demircioğlu, İzmir Balıklıova’daki yazlığında kardeşi tarafından ölü bulundu.
Ankara’daki bombalı saldırı ve son dönemde yaşanan şiddet olayları nedeniyle moralinin oldukça bozuk olduğu öğrenilen Demircioğlu’nun cenazesi, otopsisinin ardından yakınlarına teslim edildi. Demircioğlu'nun evinde yapılan incelemede, bir enerji içeceği kutusu ve içinde de "kimyasal madde bulunduğu" öne sürüldü.
Birgün Gazetesi’nin kültür sanat sayfasında yazıları yayımlanan Hande Demircioğlu, bir süre önce, Urla İlçesi Balıklıova Mahallesi’ndeki ailesine ait yazlığa geldi. Burada vakit geçiren Demircioğlu’ndan haber alamayan kardeşi Doğukan Demircioğlu, dün (25 Ekim) öğle saatlerinde yazlığa gittiğinde, evin balkonunda Hande Demircioğlu'nun cansız bedenini buldu.
Doğukan Demircioğlu, durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerindeki incelemenin ardından Demircioğlu’nun cansız bedeni, ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evde yapılan incelemede ise mutfakta, bir enerji içeceği kutusu ve içinde de "sonradan karıştırılmış kimyasal madde (CLNA) bulunduğu" belirtildi.
İLK BULGU, “DIŞARIDAN BİR MÜDAHALE YOK”
Otopsinin açıklanan ilk bulgularına göre, Hande Demircioğlu’nun vücudunda herhangi bir kesik ya da yara izine rastlanmadığı kaydedildi. Demircioğlu’nun evde bulunan kimyasal madde karıştırılmış enerji içeceğinden içip içmediğinin ve ölüm nedeninin belirlenmesi için vücudundan parça alındığı ve detaylı otopsi sonrası ölüm nedeninin netlik kazanacağı belirtildi.
SON GÜNLERDE MORALİ BOZUKTU
Otopsisi tamamlanan Hande Demircioğlu’nun cenazesi yakınlarına teslim edildi. Ankara’daki bombalı saldırı ve son dönemde yaşanan şiddet olayları nedeniyle moralinin oldukça bozuk olduğu bildirilen Demircioğlu’nun, yarın (27 Ekim) öğlen, İzmir’in Konak İlçesi’ndeki Hakim Efendi Camii’nde düzenlenecek olan cenaze töreninin ardından Tire İlçesi’nde, babasının yanına defnedileceği öğrenildi. | 37f718d3fcfa | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ders ve çalışma kitaplarının cevaplarını sitemizde bulabileceksiniz. Bu yıl da ödevlerinizde size yardımcı olacağız.
Sitemizde yayınlanan ders ve çalışma kitaplarının cevapları kesin doğruluk teşkil etmemektedir. Paylaşılan sayfalar, kendi cevaplarınız ile karşılaştırmanız için yayınlanmaktadır. Bu sebeple bu yayınlar ile ancak kendi cevaplarınızın doğruluğunu kontrol edebilirsiniz
SORU: Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasında Mustafa Kemal’in rolü ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
CEVAP: Türk ordusu Kurtuluş Savaşında I. ve II. İnönü Savaşlarını kazandıktan sonra Eeskişehir-Kütahya savaşlarında Yunanlılara yenildi. Yunanlılar... SORUNUN CEVABI İÇİN TIKLAYINIZ | 72ac16c66973 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Sınıf öğretmenliği belki de modern eğitim – öğretim sisteminde bilinen ve uygulanan en eski öğretmenlik çeşididir. Sınıf öğretmenliği ülkemizde genelde kadınlar arasında popüler bir meslek olmakla birlikte son zamanlarda erkekler arasında da giderek yaygınlaşmıştır. En başta sınıf öğretmeni genel olarak ne yapar sorusunu cevaplandırarak başlayalım. Sınıf öğretmeni eski sisteme göre ilk beş yıl yeni sisteme göre ilk dört yıl (ilkokul) boyunca öğrencinin hemen hemen gerekli tüm bilgileri öğrendiği, sadece ders olarak değil hayata dair eğitimi aldığı kişidir. Dolayısıyla anaokulu ve aileyi saymazsak sınıf öğretmeni bir öğrencinin muhatap olduğu, hayatına şekil veren ilk kişidir diyebiliriz. Bu nedenle sınıf öğretmenliği aynı anaokulu öğretmenliği gibi ders bilgisinin yanında bazı özellikler de gerektiren öğretmenlik çeşididir. Mesela Sınıf öğretmeninin iyi bir örnek olması, bakımlı ve temiz olması, sözel ve sayısal düşünme yeteneğinin olması, öğrencilerin duygu ve düşüncelerini anlayabilen biri olması çok önemlidir. Zira özellikle 6-10 yaş arası çocuklar kendilerine rol model ararlar. Bunun bir kısmını aile bireylerinin davranışlarından oluştursalar da ciddi bir kısmını ilk muhatap oldukları eğitmen ya da öğretmenlerden tamamlarlar. Sınıf öğretmeni çoğunlukla öğrenciler üzerinde olumlu ya da olumsuz bir örnek teşkil edecek yegâne şahıslardan birisidir. Dolayısıyla Sınıf öğretmeni nasıl olunurun ilk cevabı, örnek oluşturacak bir yaşam ve hayat tarzını ortaya koyarak şeklinde cevaplayabiliriz.
Sınıf öğretmeninin temel görevleri ise MEB’nın ilgili yönetmeliklerinde de açıkça belirtilmiştir. Bunlar arasında:
– Haftalık-aylık planlar yaparak, öğrencilere hangi ders ve eğitimi vereceğini önceden belirlemektir. Mesela Türkçe dersinde ilk başlanacak konu harfler ise bunun günlük planlaması yapılarak, bir ay sonra hangi konuya geçilebileceği belirlenmiş olur. Bu da karışıklara ve aksamalara son verir.
– Öğrencilerin başarılarını değerlendirip buna göre tedbirler almak.
– Velilerle iletişim halinde bulunmak
– Belki de en önemlisi, ailevi ve sosyal manada sorunları olan öğrencilerle birebir iletişime geçmek, bunu gizlilik içinde yürütmek. | 6c1bce1d9de6 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Her şeyi baştan aşağı değiştirecek
büyük dönüşüme hazır mısınız?
Endüstri Devrimi nasıl teknolojiyi, haritalardaki sınırları, çevreyi, sosyal hayatı ve nihayetinde tüm dünyayı değiştirdi ve dönüştürdüyse, şu anda da benzer büyüklükte fakat yeni ve farklı bir dönüşümün içindeyiz.
Henüz başlamış ancak hızı üssel olarak artan bu dönüşümü doğru okuyarak süreci yönetebilen ve yönlendirebilenler için ortada çok büyük bir fırsat varken, aksine davrananlar için benzer büyüklükte bir tehdit söz konusu.
Hangi teknolojiler yakın ve uzak gelecekte hayati olacak?
İktisadi iklim neyi esas almalı?
Enerji politikamız neyi hedeflemeli?
Hangi sanat dallarına ağırlık vermeliyiz?
Eğitim önemli, ya motivasyon?
Devlet kurumlarını yeni baştan nasıl yapılandırmalıyız?
Hükümet sistemi olarak en uygun model hangisi?
Yasama tek meclisli mi, yoksa çift meclisli mi olmalı?
Güçler ayrılığı ilkesi nasıl işlemeli?
Türkiye olarak dünyaya alternatif bir sosyal vizyon sunabilir miyiz?
Bu kitap, 2023 her geçen gün biraz daha yaklaşırken herkes için daha iyi bir ülke, daha iyi bir dünya ve daha iyi bir geleceği inşa etmenin yollarını arıyor, bu hususta çözüm önerileri sunuyor ve hepimize harekete geçme çağrısında bulunuyor. | 1e6bcec0b117 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Doğu Anadolu Bölgesi'nde gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 12 dereceyle Erzurum ve Kars'ta kaydedildi.
Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, gece sıcaklık sıfırın altında olmak üzere Erzurum ve Kars 12, Ardahan 11, Ağrı 9, Iğdır 3, Erzincan'da 8 derece olarak ölçüldü.
Bölge genelinde havanın çok bulutlu ve aralıkla kar yağışlı olacağı tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması gerektiği belirtilidi.
"2 bin 762 köy ve mahalleye ulaşım sağlanamıyor"
Kar kalınlığı Ağrı'da 72, Erzurum'da 43, Ardahan'da 28, Kars'ta 20, kayak merkezlerinde ise Erzurum Konaklı'da 142 ve Palandöken'de 150, Sarıkamış Cıbıltepe'de 76, Erzincan Ergan'da 70 santimetre ölçüldü.
Bölgede aralıklarla etkili olan kar yağışı, ulaşımda aksamalara neden oluyor. Tipi ve fırtına nedeniyle Erzurum'da bin 143, Ağrı'da 450, Erzincan'da 506, Tunceli'de 244, Kars'ta 235, Iğdır'da 67, Ardahan'da 81 köy ve mahallede ulaşım sağlanamıyor. | 0ebe53b3f38e | [
"c4",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Kocaelispor Kulüp Başkanı Bahri Yavuz ve yönetimini ağırlayan Akman önemli olanın iyi futbolcu değil, iyi adam yetiştirmek olduğunu söyledi.
OKUYUP ADAM OLACAKLAR
Kulübe ait tesislerde gerçekleşen buluşmada Bünyamin Akman "Zayıf topçuyu sevmiyorum. Onları ailelerinden daha iyi beslemek zorundayım. Benim için önemli olan ahlaklı futbolcudur. Herkes futbolcu olacak diye bir kaide yok. Okuyup adam olacak" dedi. Başkan Yavuz "Bünyamin Baba kentin duayen başkanıdır. Onun ‘Yaramaz, haşarı’ diye gönderdiği oyuncuları alan kulüpler 'Ben bu kadar efendi bir çocuk görmedim' diyor. Şehrimize ve alt yapımıza örnek bir insan" dedi. Alt yapı oyuncuları ile de tesislerde bir süre sohbet ve "Kulübünüzün değerini bilin, sahip çıkın" dedi. Konuşmaların ardından Akman'a atkı hediye edildi, Akman da Başkan Yavuz'a İsmetpaşa tablosu hediye etti. | 78452faf7da3 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Elazığ'da yaşayan ve manken olmak için evden kaçan 12 yaşındaki kız çocuğu Adıyaman Gölbaşı ilçesinde bulundu.
Edinilen bilgiye göre, Elazığ'da ikamet eden H.B. (12), manken olmak için evden kaçtı. Ailesinin bütün aramalarına rağmen bulunamayan H.B., ailesinin polise başvurması üzerine fotoğrafları otogarlara asılarak arandı. İhbar üzerine Gölbaşı ilçesinde polis ekiplerinin yaptığı trafik uygulamasında, Antalya istikametine gitmekte olan yolcu otobüsü durdurularak arandı. H.B. otobüsten indirilerek ilçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Burada ifadesi alınan küçük kız daha sonra ailesine teslim edildi. | 85aa50dcddc0 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |
Diyarbakır’da Karayolu Trafik Haftası etkinlikleri
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Karayolu Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında bir dizi etkinlik düzenledi.
Trafik düzeni ve güvenliği bakımından karayolunu kullananların eğitimindeki önemini vurgulamak, çeşitli kurum ve kuruluşların trafik eğitimine olan katkılarını artırmak amacı ile her yıl Mayıs ayının ilk Cumartesi günü kutlanmaya başlanan Karayolu Trafik Haftası, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün öncülüğünde bir dizi etkinliklerle kutlanıyor.
Bu kapsamda Vali Yardımcısı Mimar Sinan Batmaz başkanlığında İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, kurum müdürleri ve trafik hizmetlerinde çalışan güvenlik güçlerinin katılımıyla Anıtpark alanında açılış töreni düzenlendi.
TRAFİKÇİLERE VE GÖNÜLLÜ TRAFİKÇİ ÇOCUKLARA BAŞARI BELGESİ VERİLDİ
Tören sonrasında Şahin kıyafetli çocuklar Trafik Polis Memurları ile beraber sürücülere beraber emniyet kemeri uygulaması gerçekleştirdi. Törende trafik hizmetlerinde görev yapan Jandarma ve Emniyet mensuplarına Başarı Belgesi de verilirken, sonrasında seçilen 23 çocuğa da Başarı Belgesi verildi. Etkinlikler kapsamında bir AVM içerisinde İl Sağlık Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı ile birlikte vatandaşların trafik konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla stant açılarak bilgilendirme yapıldı.
YILIN BAŞARILI ŞOFÖRLERİNE PLAKET
Yine, Emniyet Müdürlüğü hizmet binası içerisinde bulunan Şehit Polis Memuru Tansu Aydın toplantı salonunda İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, kooperatif ve oda başkanları ile emniyet mensuplarının katılımıyla teşekkür ve sertifika töreni düzenlendi. Düzenlenen etkinlikte kentte faaliyet gösteren 8 kooperatif ve oda başkanına plaket verildi. Ayrıca Diyarbakır İlinde yılın başarılı ticari araç şoförlerinden 4’üne Teşekkür Belgesi ve il içinde hizmet vermekte olan 40 ticari araç (Halk otobüsü, minibüs, dolmuş, taksi) şoförüne Katılım Belgesi verildi.
Devam eden Karayolu Trafik Haftası kapsamında Diyarbakır’da 3 ayrı okulda tiyatro gösterisi ile trafik eğitiminin de verileceği belirtildi.
(Engin Öztürk) | 8083ad2069b0 | [
"hplt2",
"vngrs"
] |